Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Örtünme haksa, kişi nasıl örtünürse örtünür; isterse modernlikle, isterse özgürlükle demek, düşünmemenin baştan savma kolaycılığıdır. Eğer bu halksal alan için bir söylemse doğrudur. Yok, eğer toplum da göz önüne alınarak söylenmişse, bu düşünmede güçlük var demektir. İnanç, bir akılsal düzenlenir disiplin olmayıp, bu böyledir deme mantığıdır. Topluma ait bir düzenleniş ve talep olmadığından, inanca ait tutumlar toplumsal kuralların olduğu, yaşandığı kurumlarda, ne gösteriş için, ne de işleyişe etki için istek yapılmamalıdır. Caride, halka ait alanlarda, toplumsal kurallar dâhilinde, bireyin ve grupların, cemaatlerin uzlaşı alanları ile yaşanır, tutumlaşır olmalı. Buradaki kural, bu tutumlara inanınız ya da inanmayınız diye değil de, sizin dışınızdakilerle de uzlaşıp; tutumun sürtüşme, çatışma konusu olmayacağını hukuklaşmaktır. İnançlar yaşamlara müdahale ve aksatma yapmadığı müddetçe, halk içinde, birey bazlı, bir gereklilik olduğu kabul edilmiş ve edilmeli de.

İnançların tutumlaşmasındaki hata şuradadır. Bireysel inanışlar, grup benimsemeleri toplumsal sözleşmenin sağlandığı koşullarda, kendisi toplumsal talep olmadığı halde, yani toplumu toplum yapan gereklilik, nesnelik olmadığı halde; kendisini, toplumsal talep gibi sunuyor olmasıdır. Toplum, bireylerinin eğitimli kılınmasını talep etmişse; siz de, toplumdan eğitimin nesnel şartlarını, hak bilip, özgürce talep edersiniz. En azından eğitimin şartlarından olmayan tutumları da, toplumsal izinle sağlarız. Kurumsal yönetimler ve anayasaya uygunluklar bunu belirler. Bu anlayışlara değin oluşturulan değerler, yaşanan sorunlardan kaynaklı, yüzyılların imbiksel çıkarsamalardır.

Sizin bu hususta öznel talebiniz olabilir, ama toplumda hak ve özgürlük olarak görülmez. Nedeni toplumsal talep, toplumsal işleyiş, inançların varlaşması için oluşturulmamıştır. Zaten toplum öncesi insan yaşayışında, basit inanma yansımalarının var bulunduğu kişi öznesi, kişi ile birlikte topluma girdi. Üretimin yapılışı ve paylaşılması aşamasında, kişilerin bu öznel kanıları, sanıları, kişilerin, egemenlerin çıkarları doğrultusunda, kabuk değiştirdi. Dinleşmeye ve insanları kullanmaya başladı. İnanç, insanın, dıştan topluma soktuğu, bir yönü ile çıkarcı düzenlenen, soyut, kurnaz hünerdir! Toplumsal hak ve özgürlük olabilmesi için, toplumsal talebin ve yaşamsallığın, evrenselliğin nesnesi olmalıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Özün cehennemlik.
Cehennemde kotarılmışsın:
Hiçbir şeyken, hiç, bir demlik, /tuz, varlık
Cennet sineceğin, cehennemlik.

Hem “biğ benğin”,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hakiden baki mi olurmuş
İflah olmazda yaman
Zaman, bilmiyor aman
Pervane durduğumuz
Hani nerede naki?

Devamını Oku
Bayram Kaya

3] Ama sonuçta da, bireye özgü ve özel olan sağlayışlar ortaya çıkacaktır. Dışarıdaki sağlayışlardan, birey içine girdilerin kabulün de; birey pasif olmayıp, dışlayan, yadsıyan, seçicilikle bir seçme ayıklama ilkesi tutumları, olacaktır. Bunun ana kriterleri de, sosyal ortamlar içinde; totem ve tabucu yaptırımlardan somutlaştırılmasıdır. Toplum içinde de, toplumsal merkezi otoritenin, hukuki eşmesi ile olacaktır.

Tabu ve totemi anlayışlar, bir dönüşme; dönüştürme ilkesi ile belirtilmesidir. Totem ve tabucu olan otorite (yetke) , kişiyi onaylayan, kişiyi kabul edilir kılan, kişiyi itaat ettiren ve örnekliği kabul edilen, bir onay işlem eşmesidir. Totem ve tabu ilkesi Özellikle de toplumlar öncesi sosyal hayatın var olan dinamikleşme ilkesidir. Totem ve tabunun kişiler nezdindeki okunması, kişilerde alerji yapmaz denli öz protein si olan, o sosyal birliğe özel, sosyal birlikçi tipleri oluşturmaktır.

Mensubiyet (aidiyet) , sosyal kümenin (çevrenin) kişi içseline doğru girişidir (in put) . Ve aidiyetin yine kişiler bir örneklemişse düşünce ve eylem belirimi olarak tekrardan, kişi içinden çevreye doğru etkisi vardır. Böylece kişinin kendisini cevabi tutum olaraktan, ihtiyacını çevreye yansıtma, ihtiyaç sağlanış girişmesidir. Yani kişiler çıkış (out put) düzenleme enformasyon ilişkisidir. Dıştan içe doğru bir eleme ile akıl koyan, süzgeç ilişki iken; içimizde dışa yaptıran baskı koyan, kopyalatan, örnek alınan bir düzen ilkesi biçimine bizi dönüştürmesi, izinlerin kullanılış ve izinlerin sınırlanış yasaklı (tabu) tutum aşışıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hanı iştahı hiç kir kılmaz
Olsa da taharetsiz.
Hiç yere basmazdık
Desturla, imanımız gibi
Düşünmeden ahretsiz

Devamını Oku
Bayram Kaya

12-]Yani salınım yapışla kesikli sınırlı çeşitlenen bir anlama ve olaylar, kullanım süresi sonunda giderek sönümlenecek olan bir varyasyonu, sizin genelleme yapar olma yanlışlığınız, onu öyle (fikir özgürlüğü) kılmaz.

Tekillikler çoksanıyor, çokluklar da yeni ilişkiler organizasyonu ile tekil entegrasyonlarla; insanlığın tek dini gibi sosyal kültür anlayışına, dönüşüyordular.

Süreç birleşme ve ayrılmalarını; kendi kendine girişmeleriyle “tekillikleri” birleştirerek çoklaşmayı başlatıyordu. Çoklaşmalarını da re organize ederek, yeni tekillikleri ortaya koyan bir dinamizmiyle kesikli (sınırlı) ve sürekli olmanın işleyişini ortaya koyuyordu. Her bir süreç, bir öncekinden devinişle yepyeni bir ilişkiler ağıyla, ayrı bir anlama, ayrı bir işleyiş ve düzlem devinmesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Burada ensiyi, patesi ile eşlemek ve onu da lugale eşlemek tarihiliği ve gelişmeyi; anlamamakla eş anlamlı olur. Ensi kentlerin ortaya çıkmadığı zamanların ki, köy tipi yerleşimlerde sıra ile yönetimin başına geçen yapı dönemlerini de içerir bir tanımlamadır. Patesiler döneminde kentler oluşmuş, gevşek bir kentler birliği ortaya çıkmıştı. Kentler birliği başı olan patesiye göre diğer krallıklar ensi durumuna doğru gerilemiş yardımcılardı.

Lugal, şehir örgütlenmelerinin devlet biçimine kral olan kişiler olmakla, gücü tekeline alan bir yönetim şekliydi. Yani teokrasi (kral rahiplik) diyeceğimiz anlayışı tarihi süreçler Lugallerle, tekçi olan süreci yöneten yapının içine koymuştular. Teokrasinin oluşmasında, güçler çekişmesini ve bu çekişmelere dek oluşan değişme, dönüşme istenen yapının, tarihi süreçlere konmasıyla izlenmektedirler.

Bir rahipler gücü olan okülte yorumları; lugal krallara vermekle; krallar sosyal kültürün anlayışınca kutsallığın kaynağı ve kutsal olmanın kendisi olmuşlardı. Lugaller, kutsal olanın gölgesi ve temsilcisi olmuşlar. Sonra kutsal olanın bizatihi kendisi olmuştular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

28-]Sizin öznelliğiniz sosyo toplumsa sisteme girdi ve irade olurken; küçük ve sınırlıdır. Ama sistem çıktısı size dönerken, sizin keyfi davranışlarınızla olamayacak denli büyük ve sizin keyfi oluşunuz içindir.

Nesnel ve öznel ilişkiler, zorunlu bağıntılı ilişkilerdir. Zorunlu bağıntılı ilişkiler kırpılan, sınırlanan, frenlenen kayıplarla karşılanan ilişkilerdir. Ama kazanımlar çok büyük olmaktadır. Ve tekil olanın kendi keyfiliği içinde oluşla asla kazanç yapamayacağı denlibüyüklükte ve muazzam genişliktedir.

Bu nedenle sistem girdisi başlangış hareketi için sizin özel, öznel ve keyfi oluşlarınızdan kayıplarla başlar. Bu kayıplar sistemin devinim enerjisini düzenleyen kayıplardır. Bir kısım öznellik, keyfilik ve özel yaşamlarkaybı sistemin başlangıç girdisi karşılanma kayıplarıyken.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çok Sevmenin Acısına Bir son Verin

Haydi, bir düş düşleyelim.
Bir şeyi dilediğimizce sevelim.
Bencilce özgürce.
Paylaşıkça nispet için:

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hücre enerji kullanarak içte düzenli, istikrarlı bir ortam oluştururken, düzensizliğini, yani atığını dışa atar. Hücrenin dışa düzensizliğini atarken enerji girdi bağımlılığına da ihtiyacı vardır. Bu yüzden, hem enerjiyi dıştan ithal etmek hem de düzensizlik, atık ihracı yapmak için, dışla bağlantılı ve bağımlıdır. Bu aynı zamanda hücrenin dışarısı ile iletişmesidir. Yani hücrenin dışla enformasyon haberleşmesidir. Yani bu bağıntılı ve bağımlılıklı bir girişmedir.

Toplumların işleyişi de bu temel ilkeler bazında yürür. Örneğin toplumun diplomasisi bu bağlamda diğer toplumlarla bir bağıntı ve bağımlılığın ve bir dışla ilişkilenmenin enformasyonudur.

İnsan yapımız, bu tür bileşenlerle, toplum, halk ve ilk sosyal birlik yapı gibi, üç ana dal üzerinde gelişmiştir. Bu gelişme, benzer ortak temeller üzerinde, farklılaşan somut ve soyut (öznel) birikim girişimlerle olmaktadır.

Devamını Oku