Rabbinin Rahmeti
Ne İbrahim biliyordu,
Ateşe atıldığında,
Alevlerin ona serinlik olacağını.
Ne de Eyüp biliyordu,
Sen çayı, ben gözlerini yudumladım
Bakışlarında demlendim,
Gözbebeklerinde eridim
Çayın acı mıydı bilmem de?
Gözlerinin acısında yandım ,
Ellerinin vedasında üşüdüm.
Ben belki de bir zaman sonra raflarda tozlanacak
sararmış sayfaların arasında unutulacak
adı bile anılmayan o satırlarımı
kimsenin eğilip almayacağı kelimelerimi
senin için yazıyorum
zaman geçsin diye değil
Tutunmayacaksın birine, var gücünle sarılır gibi.
"Onsuz yapamam." demeyeceksin mesela.
Dersin de, içinden, sessizce.
Ama bil ki yaparsın.
Zaman akar, hayat devam eder.
Bir gün ben de unutulurum,
Beni unutma...
Bilirsin, unutulmak dokunur her insana.
Unutulmak, kaderin son kurşunu,
Saplanır en can alıcı yerimize o mermi.
Uyandım… gecenin susturduğu bütün sesler sabahın eşiğinde adını fısıldıyordu.
Bir sen vardın içimde, sanki yıllardır kapalı duran eski bir mabedin kandili gibi; sessiz, ama bütün karanlığı yenecek kadar derin.
Gözlerini düşünmedim sadece, onlarda kaybolan yolumu da aradım. Bir bakışının gölgesine sığındı içimde üşüyen bütün mevsimler.
Bana ait ne varsa yük gibi geliyor sana,
Sana ait ne varsa bana hiç uğramıyor.
Benim yüreğim ateşle yanarken,
Seninki buz kesiyor, hiç çözülmüyor.
Ben sevdikçe daralıyorsun,
Vakit gece…
Sanki Yusuf’un kuyusuna düşmüş ruhum,
Duvarlarında hasret büyüyen bir zindandayım şimdi.
Adını her andığımda,
Karanlığın ortasında ince bir ışık beliriyor;
Çünkü sen, içimde susmayan en güzel duanın adısın.
Vakit gecenin en hüzünlü saatleri…
Bir damla uyku düşmüyor gözlerime.
“Hay Allah…” diyorum içimden,
“Yine mi sen sardın aklımın bütün yollarını?”
Sağıma dönüyorum, sensin.
Soluma dönüyorum, yine sen.
Vakit varken seni daha çok seveyim,
Ölürsem gönlüm açık gitmesin.
Doya doya kokunu içime çekeyim,
Ölürsem, hasret gitti denmesin
Sen ,sevmek nedir ögretenimsin,
Emeğin geçti kalbime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!