Sen de görseydin bendeki seni,
Aynaya değil, kalbime bakardın.
Sen de duysaydın içimdeki sesini,
Bir ismin nasıl zikir olur, anlardın.
Bilseydin gözlerimin sana
Kör bir derviş gibi secde edişini…
Her gece yazıyorum ya sana,
Sözlerim secdeye varmış gibi eğiliyor kâğıda,
İçimde yankılanan o suskun çağrı var ya,
Aslında sana değil, senden öteye yazıyorum.
Hani kalbimde titreyen o ince sızı,
Sen geldin...
Çocuk oldum, koştum, nefesim kesildi sevinçten.
Çiçek oldum, açtım gonca gonca.
Sen geldin.
Bahar geldi gönlümün ülkesine.
Zemheride dağlarımdan çiğdem fışkırdı, yeşerdim yeniden.
Sen gözlerimde kalan son memleket gibisin…
Göçüp giden bütün mevsimlerden sonra
İçimde hâlâ senin adına yanan bir şehir var.
Ne zaman gece omzuma çökse,
Bir yıldız düşüyor suskunluğuna.
Seni bir akşam vakti bırakayım yalnızlığına,
Bir sokak lambasında gözlerin beni arasın.
Rüzgâr saçlarına dokunduğunda,
bir zamanlar sevdiğim kadın gelsin aklına.
Kalabalıklar içinde kaybol ama
Seni çok sevdim, bunu en iyi gece bilir,
karanlığına sakladım adını, yıldız diye.
Bir gün toprağa düşersem ardımdan ağlama,
başını kaldır; gökyüzü benim yerime ağlar yine.
Ay şahidimdir nasıl içime akıttığıma seni,
her damla gözyaşımla biraz daha eksildim.
Seni düşlüyorum gecenin karanlığında,
Bir yıldız gibi parlıyorsun rüyamda.
Kalbimde bir yangın, adı sen,
Ne fırtına söndürür, ne de zaman siler izlerini.
Seni görünce
gözlerim değil,
ruhum secdeye varır.
Bir bilsen…
gönül dergâhımda sana
ne niyazlar akar.
Seni hiçbir kalabalığın gürültüsüne bırakmadım ben,
içimin en sessiz yerinde adını sakladım.
Nereye savrulsam, yolum sana çıktı;
çünkü ben yürüdükçe sen çoğaldın içimde.
Gözlerini bir sabah ezanı gibi duydum,
Senin kirpiklerin var ya,
geceleri fısıldayan,
gündüzleri ışık saçan…
Beni sararsa en çok onlar sarar,
beni yakarsa en çok onlar yakar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!