Aşk kendini bilmeden
Sonunu düşünmeden
Yaşamayı istemekti
Kursağıma dizilen kelimeler
Şiir sarmaz her yarayı
Sönmeyen yangındır konuşulmayan
Kendine saklı giz
Maskesi düştü aşkın
Sensizliği uyuttum
Uyanmasın yüreğin
Çekip gitme zamanıdır
Gözlerinden geçip
Ellerine el sürmeden
Aynıyız ikimizde. Aynı olduğumuz için yan yana gelemeyişimiz. Özlem duvarlarını öteledikçe; aşkın düşük yaptığı günlere soyunuyoruz… Kabuğunu sıyıran ağaçlar gibi eksiliyoruz birbirimizden. Şimdi kayboluş senaryoları çoktan yazılmıştır bizliğiyle ve bizden habersizce. En can alıcı sahnesine giriyoruz hayatın, rolünü bilmez figüran endişeleriyle… Sadağımızdaki son ok aşkın kalbine nişanlanmış olup, fırlatıyoruz birbirimize…
Senden ayrı kalan yanım boşluk
Bir şiir yuvarlıyorum kapansın diye
Gözlerinden geçip gelmiştim
Ellerine hiç dokunmadan
Ah yâr bilemezsin yokluğunun
Bırak bu aşk yolunu bulsun
Bizim kaybolmuşluğumuzun karşısında
Göğsümde uyanmayı bekleyen tomurcuk
Kış vurmuş gövdesine sızlayan
Güneş görse patladı patlayacak
Aynı sudan içiyoruz. Su gibi akıp gidiyoruz birbirimizden… Sen amazon savaşçısı kadınları severdin, ben seni… Aşkın savaşını verdiğimizdendir böyle yakın olup, böyle uzak kalışımız… Uyku tutmaz gecelere sarılmaktı aşk, gönlün gördüğü dokunmadığıydı da… Karşılıklı yanmaksa eğer aşk yanıyoruz yangınımızla…
Gözleri kömür karası
Yüreği aşk yarası
Kabuk bağlamaz düşlerin yolcusu yâr
Güneş boyar saçlarını
Gece sürme çeker gözlerine
Bir volkan söndü
Ayrılık ırmağının sularıyla
Şehrin içine düşmüş yalnızlığım
Gölgesiyle savaşan kimsesizlik
Türküler söyleniyor izinsiz
Yalnız bir akşamın getirdikleri
İçinde güneş görmemiş rüyalarınla
Dalıp gitmiş bozgununa geçmişin
Az dokunsa serinleyecek
Gözleri yağmur tutarken
Saçlarında rüzgârlar sevişiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!