Kendimi ne kadar çok tükettim
Söz geçirmek istediğim satırlara
Mutluluk denilen oyunun
Temel taşlarını dizemeyişlerime vurdum
Şiirin kendine özgün sıvasını
İçinden çıkılmaz kuyu
Yoktur can suyu
Ve bilinmezdir
Yarın gelenin huyu
Hatırlarsın
1-
Oysa bir sestir dokunan yüreğe
İlk günkü gibi
Hiç gidilmemişçesine
İçine işleyen
Şehrin gözleriydi
Yüreğe dokunuşların
Kendi içine kaybolup gitmiş
Çıkmaz sokakların aydınlanışı
Sokaklar sevişiyordu
Karanlıktı çokça sessiz
Yılmışlığım gözlerimden okunurken, kelimelerim ortalığa saçılıyor
Şiirler bin bir parça, anlamı içinde bozgun
Şimdiki zaman kuşağının farkı
Dalında şiir kuşları şakırken
Nasıl bir yalnızlıktı yaşadığın
Hiç düşünmedim belki az düşündüm
İnsandım ve bir yürek taşıyordum
Gecenin kolyesi yıldızlar
Elbisesi karanlık
Nasıl bir rüzgâr bu
Hem düşündürüp hem unutturuyor
Bazen karanlık olur
Gündüzlerden çok uzak
Ruhun devinimleri
Karmaşık bir rüyanın içinden
Yaya olarak kaçma çabaları
Saplanışı bir boşluğun içerisine
Suskun deniz çok sevdim rüzgârları
Özledim dedi saçlarımı taramasını
Köpürürdü dalga dalga uçuşan martılar
Boğazda olta atmış yalnız balıkçılar
Parklar boş insanlar yorgun
Bugün biraz daha yoksun
Dünlerin içinde kayboluşlarınla…
Giderken -ki gittim ben diyemeden
Gitmişliğinin içine yerleşik yoksunluğun
Sessiz ol
Kirazlar çiçeğini açmış
Yağmurların ardından
Adam gölgesini bulmuş
Gitme kal derken kadın
Öyle derinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!