Hiç için acıdı mı?
Beklettiğin birisi olduğunu düşündüğün
Sessiz bir gecenin içine düşmüşlüğünde
Sensiz kalmak verilmiş bir cezaysa
Müebbet yemişim gözlerinden
Oysa ne çok özledim seni
Bunu dile getiremeyişlerimin sığlığıyla
Gözlerin doku(n) masıydı
Yüreğin kilimine işlenip
Ak sayfalardan sensizliğe dökülen
Sonrası çok şiirler ağladı yazılmışlığına
Yalnızlıktan bir sayfa koparıp
Üzerini bir şiirle örtüyorum
Şimdi bana yalnızca sen lazımsın
Seni sensizliğine bırakmakta güzeldi
Seni sensizliğimde sevmek gibi
Seni sensiz düşlerine uğurlarken
Seni sensiz düşlerime katmak gibi
Ederi kadardı özlemler
Peşine gidilen çıkmaz sokak
Yaşanılası o gizli düş
Suya düşen ilk şiir
Bedene gömülü saat
Ayarsız sabah uyanışlarına
Baharı müjdeleyen sesin
Esip giden kavak yelleridir
Gün düşmeyen yarınların yüzü
Aydınlığa dönen kırık kalp
Onarsa kendini bir çare
Söz düşse dilden yâre
Senden arta kalanları
Sensizlikle biriktiriyorum
Yaşamak adına söyleyeceklerimi
Kimsesiz oluşan sensiz düşlerime
Bölüyorum
Gün doğardı gözlerinden
Yıldız kaçıran bir yalnızlığa
Ben giderdim senliğin kuytu köşelerine
Ne zaman yeni bir şiire başlasam hep bu son olacak diyerek başladım. Bu sefer seni yazarak öldürebileceğimi düşündüm. Her bitişin yeni bir sancılı süreci doğuracağını nereden bilebilirdim… Kulaklarıma yansıyan “acıları bana bırak” şarkısıyla tüketilmiş mısralar her defasında çekti beni uçurumlarına… Kopmak istediğim sürece; insan kalabalıklarına daha fazla çekildiğim anlarıma sürdüm şiirlerin hüzünlerini… Ellerim kanadı yoksunluğun satır aralarına… Ben gecelere söyledim sensizliği içten içe sığlığımda…
Senin aşk diye bildiklerini ben karalayıp atıyorum tarif edemedim diyerekten. Gün olurda bir kez daha bulursam kutsal hazinenin tozlu haritalarını yaşarken, resmini kazıyacağım sayfalara çerçeve yapıp asabilmek adına...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!