Beynimin içinde binlerce kelime dans edip dururken,
neden bir tanesi seni tutup getirmiyor...
Sebebini bilmediğim ve hiç sorgulama ihtiyacı duymadığım tutsak kimliğine ulaşma çabaları boşa çıktıkça şiirlere dokunuyorum. Sen şiirsen eğer düşünüp konuşursun diye. Boşluğa sesleniş benimkisi, hiçbir doluluğa taviz vermeden sürüp giden kendi yolculuğunda.
Beni düşünme iyiyim ben. Ara sıra dönemsel geçişler yaşıyorum boşluğuna dair hepsi bu. Kimi zaman oluyor seni özlemiyor değilim ama bir sigara içimliğine tüketiyor ve yeni bir tanesine geçiştiriyorum özlemini... Anlayacağın o ki hiçbir şey çok uzun sürmüyor, insan alışıyor. Alıştıkça hem kendini kanatıyor hem de yaşatıyor. Özlemliğiyle ve özlemsizliğiyle...
En son gözlerini gördün, bir veda ardına saklı dururken. Sonrasına sözleri yazıldı. Hiç okunmayacak kitap sayfalarına, dokunuşların tercüman olması beklenirken, unutuluş mevsimlerinde yıkadın gözlerini ve tuş oldun yenik bir güreşçi edasıyla hayata karşı. Galibiyet beklerken, hayallerine yenildin…
Belkilere verdiğimiz değer yüzünden keşkeler çoğaldı hayatımızda...
Dokunuşlarını özlersin.
Kulağının zarına masaj gibi gelen o tınılar okşar ruhunu.
Beklersin belki bugün diye, duyulur diye...
Bedenin isterken, kalbin olmayacağını söylemiş olsa bile...
Keşfedilmemiştin aşkın atlasında
Bu yüzdendir aramalarımın hep boşa çıkıyor olması
Adını hiç sayıklamadım
Yüreğime serptim her harfini
Tarifsiz sancılarla üşürken beden
Esip kavurdum sensizliği
Kavuşmak hayalini bozdum
İsimsiz şiirlere ağıtlar yakıp
Seni bir benle topluyorum
Birde şiire çarpıyorum
Böldüğüm uykulara çıkıyorsun
"inadına"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!