Yazıldıkça eksilen kelimeler
Namluya sürülmedikçe
Kopuyor dallarından yapraklar
Çekmeceler sır tutmuyor
Yalnızlığın vurgun yemişliğine
Sesinin dokunuşu var
Şiir yankılı gecelerde
Yürekten dökülüp gidenlerle
Gerekçesi aşk
Bahanesi şiir dokunuşları
Seni bilip, seni yazdığım
Zamanın okyanusunda
Çağlayan yüzlerin
Issızlığı bulaşır sessizliğe
Ayakları eksilir merdivenlerin
Kabullenişin ilk meyvesinin
Anlamsız gelebilir
Özgün olmayan
Yalnız bir türkü
Zemheri soğuk
Tek düzen nefes
bir gülüşüne bin ok kırılır
kırılır bu yaysız gecelerde
yalnızlık
başucu kitaplarına mahkum
sorguluyor benden sonrasını
Bir şehirsin içimde yaşayan
İçinde sen olmayan
Boştur bu şehir sensizlikte
Onca kalabalıkların sığlığına gebe
Gelsen diyorum
Gecesi gündüzünden ayrılmış
Mevsimleri kendine özgü
Şehrin iki yüzü vardı
Şehir kendi içinde ikiye örgülü
Bir tarafına yalnızlığı giyinmiş
Diğer yanı aşk’a kucak açan şehir
İstediğine yakınsın
Düşündüğünden daha yakın
Dokunsan tutacak derecede
Ve o ölçüde uzaksın
Ve uzaklığının sebebini bilmiyorsun
Bilmedikçe dönüyorsun
Sessizliğe alışık bu yürek
Sensiz geçen günlerin esaretinde
Şimdi gelsen
Şimdi zaman dursa
Şimdi zaman sen olsa
Gün değmiş yüzüne
Gülüşünü süpüren rüzgârlarla
Sabahın kesikliği içine vururken
Kırmızı geceden sarkan
Ay düşü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!