Seni dinlemek
Su’ yu dinlemek gibi bir şey
Tınısın da sesinin
Dalga dalga huzuru yakalamak
Çirkinliklerden kaçmak gibi bir şey
Seni görmek
Biz çiğdemi külâhta aldık,
gazozu açık hava sinemasında.
Dudaklarımız tuzla kavrulurken
serin bir ferahlık yaz sıcağında.
Erik avuçla tezgâhta,
Ellerim mürekkep kokuyor
Parmağım kalem nasırı
Kağıda seneler damlıyor
Derin bir solukta geçmiş soluyor
Sen bana gün gibisin
Kızıl saçların tan vakti
Işıl ışıl oynaşır gökyüzünde
Gözlerinde buruk bir şafak
Gebedir geleceğe
Gülüşün de uçuşur serçeler
Mutsuz olmak için sebep aramayın
Bahaneler arkasına sığınıp saklanmayın
Aldığımız her nefes
Ta kendisidir mutluluğun
Kıymetini bilene…
Ne çok nazlandın be kader!
Çok şey mi istedik senden?
Bir parça mutluluk
Bir avuç da huzur.
Alt tarafı vereceğin
İki nefes arası sıcak ömür
Geçti ömrün baharı,
Güze düştük neyleyim,
Her yanım boran kış,
Dalda çiçek olsa neyleyim
Gün gelir;
Çöller de okyanus olur,
Debi derya biter vaha olur.
Gök kubbe deniz,
Derya atlas olur.
Güneş söner
Saçıma düşen karlara inat
Kalbim de hala tomurcuk var
Solup giden ömre bedel
Ruhum da açar papatyalar
Titrese de ellerim
Sen ki;
Saçaklarına tutunmuş Ay'ın
Bir Dünya’ya bir Güneş'e yönün
Çarpan yıldızlar da saçların
Bir o yana bir bu yana
Raks ediyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!