Bu hayatta
yanındakiyle yaşlanırsın…
Aynı masada eskirsin,
aynı evde susmayı öğrenirsin.
Çay soğur, sesler azalır,
gözler birbirine alışır.
Bu sözler...
Kalbinde hâlâ o eski sevdanın izini taşıyan herkese gelsin.
Bu satırlar...
Bir zamanlar “sonsuza kadar” diyen, ama yarım kalan hikâyelere...
Biz, bir elmanın yarısıydık,
Eksik ama tamamlayıcı,
Aynı kabuğun altında nefes alan,
Aynı dalın rüzgârında sallanan.
Sen bendin, ben sendim,
Bu sevda masal değildi.
Eksik günleri vardı, kırgın geceleri.
Yanlış anlaşılan cümleler,
Zamanında söylenemeyen Seviyorum…
Kadın bazen yoruldu.
Kadın:
Ben aşkı seninle tattım sevgilim.
Kalbimin neye ihtiyacı olduğunu seninle öğrendim.
Şimdi bana soruyorsunuz nasılsın diye,
Cevap kısa değil,
Bir kelimeye sığmaz.
Çünkü nasılım demek,
Nereden kırıldığımı anlatmaktır biraz.
İyiyim desem,
Bu kalbim senle atacak,
Sen olmasan da yanımda,
Kimse girmeyecek o kutsal yere,
Senin adın yazılı orada.
Her çarpışında seni anacak,
Bizimkisi bir aşk hikayesi,
Ne romanlara sığar, ne filmlere…
Ne tam kavuşma var sonunda,
Ne de tam bir veda cümlesi…
Bir bakışta başladı her şey,
Bu şiirim sana, anla, oku,
Her kelimesi kalbimin harfleriyle yazıldı.
Gözlerinle buluşan her satır,
Senin için atıyor hâlâ.
Bütün her şey sana ait,
Bu son şiirim sana, elveda,
Kalemim son kez dokundu kağıda.
Gözlerimde biriken tüm sessizlik,
Şimdi kelimelere dönüşüyor, vedalaşıyor hayatla.
Sözcükler sustu, artık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!