Kadınım,
Seni ilk gördüğüm anı hâlâ içimde taşıyorum.
Bir an vardır ya, insanın hayatı ikiye ayrılır:
Senden önce ve senden sonra.
Beni sevdiğin yalan mıydı?
Gözlerin yemin ederken,
Kalbin susmuş muydu gizliden?
Bir bakışa dünya verdim,
Sen bakarken başka gözlere gizliden.
Beni yaralayanlara, kıranlara inat,
Ben yine güleceğim!
Boğazıma oturan o hıçkırıkları
Geceye bırakıp, sabaha gülümseyeceğim.
Siz sandınız ki,
Ben nerede yanlış yaptım?
Severken mi çok oldum,
Yoksa sustukça mı eksildim?
Bir gülüşe cümleler sığdırırken,
Belki de kendimi kaybettim.
Ben olmasam da…
Sen Mutlu ol.
Bir başka elde bile olsa ellerin,
Ben senin iyiliğini diledim sessizce derinden…
Seni seven bir kadın var
Ben savaşmaktan yoruldum, anne,
Her gün ayrı bir cephe, her sabah bir yara.
Bir yanım çocuk kalmak isterken dizinin dibinde,
Bir yanım büyümüş, kırıklarla dolu sessiz bir ordu gibi.
Dünya ağır geliyor omuzlarıma,
Ben seni çok sevdim,
Bir çiçeğin güneşi bekleyişi gibi,
Bir çocuğun annesine koşuşu gibi
Sessizdim belki, ama derindim,
Yüreğimi koydum önüne, bilmedin.
İstanbul gibi sevdim seni
Gürültüsüne rağmen,
Kalabalığına rağmen,
İnsanı yoran ama bırakamayan cinsten.
Ben seni uzaktan sevdim,
Ne adını söyledim, ne de gözlerine baktım doya doya.
Sadece kalbimle tanıdım seni,
Bir gülüşün yetti beni susturmaya.
Bir kenarda oturup seni izledim,
Mezarıma gelmeyin,
Gül getirmeyin… solacak nasıl olsa.
Ben yaşarken kırıldım sessizce,
Öldükten sonra neye yarar dualar, hatıralar, boş yasa?
Ben yaşarken sustunuz çoğu zaman,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!