[Kadın:]
Geceye soruyorum, seninle doğan sabahı,
Rüzgar getiriyor fısıltını kulağıma.
Kalbimde ince bir sızı, adı sevda,
Yolunu gözlerken, düşüyor yıldızlar avuçlarıma.
Sana inanmayı çok isterdim,
Bir gülüşüne dünyamı vermeyi…
Her sözünü içimde çiçek gibi büyütüp,
Hiç sorgulamadan sevmeyi…
Bir “gel” deyişinle yıkmak isterdim
Bazen gülüyorum sebepsiz,
İçimde ağlayan bir çocukla birlikte…
Bazen susuyorum en çok konuşmak istediğimde,
Sözlerim boğazıma düğüm, gözlerim cam gibi kırık…
Seviyorum…
Hiçbir şey tesadüf değil aslında,
Seninle karşılaşmamız da
Olmadığı gibi…
“Geliyor” dedim,
Ya Azrail,
Ya ömrümün geri kalanı.
Sana sözüm var sevdiğim…
Bu kalp seninle son verecek,
Sen olmasan da yanımda,
Adınla atacak, seninle tükenecek…
Ayrılmış olsak da yollarımızdan,
Suya yazmak gibiydi seni sevmek,
Bir an parlak, bir an silik,
Parmak ucumla dokundum hayaline,
Dalga aldı, götürdü sessizce.
Gözlerin bir yansıma gibi,
Aldım elime kalemi,
Bugün içimden geçenleri yazmak istedim,
Kelimeler sanki birer yara,
Her harf bir sızı, bir nefes gibi içimde gizledim.
Bir yanda yaşanmamış düşler var,
Hayat bir sahne, biz oyuncular,
Perde açılır, roller başlar.
Kimi güler, kimi ağlar,
Kimi sahneden sessizce çıkar.
Bir gün kralız, ertesi gün dilenci,
Karla Gelen Hasret” Bu gece yine sensiz, Şöminenin önünde, ellerim dizlerimde…
Dışarıda lapa lapa kar yağıyor, İçeride odunlar çatırdıyor, Tıpkı içimde kırılan anılar gibi… Zaman, saçlarıma ak düşürdü belki, Ama yüreğim hâlâ senin gülüşünde genç. Bir yudum çay gibi, Buharında hayalin dolanıyor gözlerimde. Üzerimde senin sevdiğin kazak, Kokunu unutmamış gibi hala yakamda. O ilk “merhaba”nı hatırlıyorum…
Sanki dünmüş gibi, Ama işte yıllar, geceye dönmüş ömrümde. Sen orada, gençliğin baharında, Ben burada, kışın ortasında…
Sormayın bana
Neden bu kadar durgunsun? diye…
Çünkü bazı denizler
Sessiz görünür uzaktan,
Ama içinde fırtına saklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!