Bir kadın...
omzunda günün yorgunluğunu taşırken bile...
gülümsemeyi bilen bir mevsimdir aslında...
Kendi savaşını kendi veren,
kimseye yük olmamayı öğrenmiş o güçlü kadınlar…
Bir akşam üstüydü...
Çok iyi hatırlıyorum..
göğün rengi yarım kalmış bir türkü gibi...
Kadın ! kalbinin kıyısında bir ismi usulca büyüttü...
Fısıldadı...
Gece...
sokağın üstüne...
ağır ağır çökmüştü...
Pencerede bekleyen kadın..
Bir yol bilirim..
ucu dağlara çıkar..
Bir türkü duyarım..
yarası bağrıma akar...
Ben öyle büyük sevdalar istemedim,
Benim hikâyem...
sessiz başlayan bir cümlenin içinde kaybolmak gibiydi ...
Sevmek!!!
Onu sevdim..
duyuyor musunuz.. ?
Sevmek kolay, güvenmek zordur…
Bir kalbe dokunursun,
bir bakışta aşık olursun.
Ama ruhunu emanet etmek…
İşte en zor yolculuktur.
Ben seni sevmedim yalnızca…
Ben seni...
Tanrı’nın unuttuğu bir duanın...
son hecesi gibi taşıdım içimde...
Duam olmuştun...
Bir gün çıktım evden…
Güneş vardı, her yer aydınlıktı.
Ama içimde geceydi…
Gece gibi kapkaranlık.
Durdum, insanları izledim.
Bir kadın vardı...
içinde bahar taşıyan...
Gülüşüyle sabahları uyandıran... !
Ve bir adam vardı...
gözleri akşam gibi...
Masada yarım kalmış bir gece vardı...
Pencere aralığından...
içeriye giren rüzgâr...
perdeleri değil de ...
sanki yıllardır susturduğum vicdanımı kıpırdatıyordu....
Sen uyuyordun....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!