Eğer yolum sana düşmese
Daha doğrusu; o yolu bulamasam.
Öyle değil...Bulmak ve ya düşmek değil...
Adım atamaz, sensiz artık nefes alamaz hâldeydim.
Yalan söylüyorum işte, sensiz nasıl yaşanırdı
her yaşın bir kalbi var. bu gün yaş; altmış
anlatıyorum ve kafa açtığımı da biliyorum.
ama haybeden yaşamadım ki ben ömrümü
bazı ömürler, terkedilmiş mezarlarla dolu
Rüyalarına verdiğin kısa bir ara için,
Meleğim...Bu gün; ne ister, ne diler...
Zor tutuyorum kendimi ellerine sarılmamak için
İlk saatlerinin sevimliliği hep üzerine olsun
Bütün günün, bu sahah kadar kocaman,
iki uçurum var... telvesinde
bir kahve falı bu kendi halinde
yok öyle bir şey!
deyip geçsem de
korkularım canlandı gözlerimde
en yakın şahidiyim, cinsiyeti yok inan bana
renkler, yetenekler ve zeka terazisini
kurarak insanlara baktığımda
dışlanmayı ben hep kabul ettim ve en başında...
ateşten aldığım dostlarımdan bilirim.
Tanrım! çöl... ve katran kokusu
akbabalar... dar vadi ve kayalıklar
Schörpen'e bakın!
kahroluyorum! şu kokuya bak!
İngiliz bankasına ait konvoyu
Ne olur, neredeysen...Ne vakitteysen
Gidelim...Gidelim! Bu cehennemlerden.
Senin gözü karalığında vedalar var
Önce gidelim, mazinin yaşandığı o yerlere
tarih bir kere tekerrür etse yeter bize
Daha fazla ölmeden, gözyaşı dökmeden
dinle! otelde yabancılar var.
diplomat kimlikli adamlar bunlar.
sessiz ol! sessiz ol!
herkesin içinde bu şekilde konuşma
coğrafya öğretmeni o yıl söz vermişti
dersini kaynatmazsan geçer not verecekti
hayır! bakmamalıyım sana... yapma işte!
yine saçlarımdan silgi parçaları dökülüyor.
gömleğimin yakasından, ceketimden
Münevver... Münevver! Uzat ellerini gidelim
Gidelim diyordum... Gidelim! Hiç durmadan.
Yaşımın küsuratı otuzlardaydı tutunamadım.
Taksi, karpuz, seyyar... Aranırken tek tekçiler
Evlen dediler Sami! Evlen...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!