Tanrım! toprağı kazanlara bakın.
bir sürü amaçsız kaçak burada;
ve burası ; yeni dünya topraklarında
şehvetle arayıp, buluyorlar...
ve ben!
ve yarından sonra!
dört nala!
atlar konuşuyorlar. duyuyor musun?
ve çöl kızılı bir atın yelesi
koşarken değil. şimdi!
tam zamanı!
ayakları yerden kesilince
Gülümseyebildiğin kadar gülümse lütfen...
Sevinebildiğin kadar sevin herşeye inat
Bir bekleme yelkovanında ruhun biliyorum.
Ben ise gecem ve gündüzümle bir takvimde...
Kızıyorsun haklısın, biliyorum, sabırsız...
Bir hatanın sürüklediği acılardayız.
Ne olur görmezden gelsen,
Tüm inançlarımı seninle kazanırım
Hepten terketmedim ki,
Ellerim dualara uzanmaya utandı...
Bir tutarsızlık oysa, dilimden sana ulaşan.
sevgilerimin içine, senin minicik ellerini ekliyorum.
Bir tarife özenir gibi, o kadar büyülü tasvirin.
Hep karşımda heyecanlı konuşmaların canlanıyor.
Sesinin o değişken tonu, gözlerinin ifadeleri
O kadar çıkıp geliyorsun ki aklıma sonsuzluklarla
Beni en iyi tanıyan sensin, Kendimden dahi
Hali hazırda kendinide,
İki kalp böyle atarken bir büyük lâzım...Sen olsan
Bize ait herşeyin üzerinde senin hakimiyetin tam,
Benden eminsin, seni çok sevdiğimden
Kendi sevginin sonsuzluğuda seninle
günleri ve zamanı isminle yaşıyorum.
sen öncesi, sen, sen ertesi...
gökyüzü her zamankinden daha güzel
karanlık denilen, sana ulaşamayan bir söz
kelimeler sana ulaşınca aydınlığa dönüşüyor.
neredeysen gel güzel gözlüm hasretindeyim.
yolum belli, izim belli, ruhumun sesini takip et
senin bir damla gözyaşında ben sel olmuşum.
hiç vakit kaybetme vuslatımız birleşsin
bir otogar vedaları değil de, kavuşmayı getirsin.
güvende misin, güzel gözlü Nergis çiçeğim
başın mı bulutlu dağlar gibi, söyle bileyim.
eğer güvende değilsen aşayım yolları,
ben geleyim göreyim seni, ben geleyim, öleyim
seninle birlikte, aşalım sıra dağları, yeter ki
Nihat abi?
duvardaki resim kaç yılından
Abi! sende fenaymışsın
Eh! yok be oğlum.
abi dükkanı yıkamışsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!