iki bin iki
ilkbahar, Nisan ortası
dağlık bir coğrafya
birbiriyle bağlantılı üç köy...
aralarında ortalama
asla!
halktan biri gibi değil.
ama marjinal biri de değil.
olduğunuz, yaşadığınız şehirde ki gibi
geçmişte her kimseniz onun gibi
İsolde'nin peri fısıltısı;
ormanlardaki kovalamacayı
ve ateşleri nefesiyle dindirir.
bütün canlılarla iç içe gezinip
sevgisiyle doğaya karışan,
baktığı yerlerde çiçekler açtırıp
İsolde'nin peri fısıltısını dinleyin!
ormanlardaki kovalamacayı
ateşleri nefesiyle söndürür,
bütün canlılarla iç içe gezinip
sevgisiyle doğaya karışan,
günlerimiz sıkıcı, güneşli ve karamsar.
gözlüklü bir müdür maskeyle
etrafa aklınca emirler saçarken.
haftada bir kere yanımıza uğrayarak
o günlerde bile müdürlük yapıyor
uyanık! nasılda göz boyarken
şimdi ben bu adamla kafa kafaya versem.
nere gitsem beni bozar inceden inceden.
tamam iyisin anlarsın, taksimden, ince nağmeden
onun karın ağrısı da böyle işte... hep gençliğinden.
çalma şu şarkıyı şurada! takma şu kulaklığı...
ben iyileştim ve tamamen seninleyim.
bu bir süreçti ve varlığının mucizesi
ilk önce yıllar önce bıraktığım sabah koşularıyla
daha sonra sık sık aynalara bakmakla
ağırlığımı dengelemek için dikkatli beslenmeyle...
gurbetçi Bekir dönüş yapmış yurduna
Norveç'ten gelmiş dikildi karşıma
ikiz kızları var eşi de karşımda.
Asny olan eşinin adını yapmış Aslı
ikiz kızlarının birinin adı;
komiser Jesus...
hep başka hayatları izledi
onun bir hayatı olmadı
aşağılık bir pislik gibi sanıldı
o sokak hayvanlarına sarıldı
asla! kaşlarını çatsan, bana doğrultsan,
kirpiğin savrulsa, dönse can damarımda;
kılıç gibi... kesilse dört bir yanım kanasa
durma! canım yanmaz eritirim sevdanla...
sen ki; iklimlerin, güneşin dermanına koşuştuğu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!