zombi Ekrem...
gerçek bir efsane
o bir güvercin hırsızı...
Ekrem sizin kuşlara olan ilginizi,
ve bu ilgi vesilesiyle paranızı...
defterler, kalemler, mitralyöz...
anlatırken gözlerin büyüyor, savaşırken ruhun
Ukrayna steplerinde bir kalem...
at üstünde kelimelerin şaha kalkarken;
sırtında bir günlük ve aydınlığın şiirleri var.
Halyna! Bolşevikler geliyor...
destur!
haydi! ya Allah!
Faruk abi mehteran dinlemekten kafayı çizdi
Faruk abi?
Müslüm mü? Ferdi mi?
Gunaydın, melek yüzlü prenses
Kızıl bir yansıma gibi, seni sevmek bu sabah,
Sana aşık olduğum anlardan bir an bil.
Ben güneşten sonra gelsemde...
Gözlerimi açınca aklıma gelişini sevdim bu gün.
bu hata için bir fikrim var. ve çiçekler.
devasa çiçeklerle romantizm kasmamı sevmezsin
sürekli kendi tekrar eden jestler olarak... ne dersin?
ve bastonla gezerken bile
zarafetin, güzelliğin adına; Figen demişler..
Figen közde kahve yapar.
Ege de nadide bir işletme..
ahali bir denize, bir de Figen'e
hayran hayran dalıp gider de
güzellik, her şey bizimle, neden böylesin,
neden, umutsuzluklar diziyorsun gözlerine...
başka bir ihtimalide var etmek istemiştim
küslükleri bitirmek, zamanı telafi etmek.
tamam hatalıyım ama bence masumdum
Bencil degilim sana, platonik kalamam.
Oysa o gün, ruhumu gözlerine teslim etmişim.
Sen sevinçliyken, mevsimler çiçek açmış...
Sen üzgünsün diye solmuşum yıllarca
Senin geldiğin hayaller, fikrimde, zikrimde...
götürdüğün yerlerde rengarenk çiçekler.
sıra sıra evleri olan bir kasaba...
patika bir yol
ve buğdaylar,
ve başaklar...
Hislerimi doğrudan söylemek istiyorum,
Bazen, büyük acılarla başbaşa olduğunu,
Bazense tam tersi, refah içerisinde
Sen, sanki beni ateşle sınıyor gibi bazen,
Biz olması en mümkün olanızda
Sen, beni sınıyor, sınava tâbi tutuyorsun gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!