kasabanın en güzel evi be! ne gecekondusu?
geceli gündüzlü çalıştı kasabanın gençleri
zabıta mısın, kundakçı mısın be! ne bu!
anılardan mı yaptık ki, ateşe verelim
Rüstem! ağlama Rüstem!
masum, renkli, suskun... Hiç soramadım;
şarkılarda mısın, şehirlerde mi?
renksiz, bıçkın, küskün... Anlayamadım.
şarkılarda mıydım, şehirlerde mi?
aksatmasa yağmur denk gelişleri
nefes almaya geldim, biliyor musun?
eminim harikasındır, her zaman ki gibi
güneş ikimizi aynı anda yakıyor bazen.
içimi kaplayan huzurundan hissediyorum.
acaba nereye ve hangi ayrıntıya baktı gözlerin.
kimsenin günlüğünü okumam.
defalarca denk gelmişimdir.
açıp bakmam!
merak unsuruna yenilmem.
kuzenlerim, kardeşim, ablam
bu dağ farelerinin;
nefesini bile tanımalısınız
tuhaf duran bir eşya, kağıt, çöp...
merak unsuru... bunu yenmeniz gerek
herhangi bir merakla
o objeye bakmayın!
izleyin! bazen toprağı eşeleyen bir çobanı
ve ya yanınızdan geçen vahşi bir hayvanı
şimdi ışığı size doğrulmuş nöbetçi kulesi!
kriz anı!
iki ateş arasında kalmak;
eğer; taraflar sizi fark ederse
artık sizin hedefe değil
hedefin size geldiğinin göstergesidir
iki bin iki
ilkbahar, Nisan ortası
dağlık bir coğrafya
birbiriyle bağlantılı üç köy...
aralarında ortalama
asla!
halktan biri gibi değil.
ama marjinal biri de değil.
olduğunuz, yaşadığınız şehirde ki gibi
geçmişte her kimseniz onun gibi
İsolde'nin peri fısıltısı;
ormanlardaki kovalamacayı
ve ateşleri nefesiyle dindirir.
bütün canlılarla iç içe gezinip
sevgisiyle doğaya karışan,
baktığı yerlerde çiçekler açtırıp




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!