zarafetin, güzelliğin adına; Figen demişler..
Figen közde kahve yapar.
Ege de nadide bir işletme..
ahali bir denize, bir de Figen'e
hayran hayran dalıp gider de
güzellik, her şey bizimle, neden böylesin,
neden, umutsuzluklar diziyorsun gözlerine...
başka bir ihtimalide var etmek istemiştim
küslükleri bitirmek, zamanı telafi etmek.
tamam hatalıyım ama bence masumdum
götürdüğün yerlerde rengarenk çiçekler.
sıra sıra evleri olan bir kasaba...
patika bir yol
ve buğdaylar,
ve başaklar...
Tanrım! toprağı kazanlara bakın.
bir sürü amaçsız kaçak burada;
ve burası ; yeni dünya topraklarında
şehvetle arayıp, buluyorlar...
ve ben!
ve yarından sonra!
dört nala!
atlar konuşuyorlar. duyuyor musun?
ve çöl kızılı bir atın yelesi
koşarken değil. şimdi!
tam zamanı!
ayakları yerden kesilince
günleri ve zamanı isminle yaşıyorum.
sen öncesi, sen, sen ertesi...
gökyüzü her zamankinden daha güzel
karanlık denilen, sana ulaşamayan bir söz
kelimeler sana ulaşınca aydınlığa dönüşüyor.
neredeysen gel güzel gözlüm hasretindeyim.
yolum belli, izim belli, ruhumun sesini takip et
senin bir damla gözyaşında ben sel olmuşum.
hiç vakit kaybetme vuslatımız birleşsin
bir otogar vedaları değil de, kavuşmayı getirsin.
güvende misin, güzel gözlü Nergis çiçeğim
başın mı bulutlu dağlar gibi, söyle bileyim.
eğer güvende değilsen aşayım yolları,
ben geleyim göreyim seni, ben geleyim, öleyim
seninle birlikte, aşalım sıra dağları, yeter ki
Nihat abi?
duvardaki resim kaç yılından
Abi! sende fenaymışsın
Eh! yok be oğlum.
abi dükkanı yıkamışsın
bir balıkçı kasabasında gençten bir adam
fedakarlığın adına İlyas demişler.
balık tutar, pazarda tezgah açar... hayattan.
oda yuvalanır gider işte bizim gibi ufaktan...
bir tek babası bizden değil... ve hatta insanlıktan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!