onunla aramızda iki pencere,
ve köşeli bir duvar var
gözleri yay gibi çekik... ve
kaşlarının altından nişan alıyor.
saçları yüzünün sınırlarında
Önder Abi!
Abi!
kantinci Önder abi şarkı açtı sandım
bazen yapar öyle...
Stalingrad'da yirminci günün akşamı
Timofey'in kanı ve umutların dansı
cesedinde yarım kalmış dualar...
kargalar uçuşuyor, Timo!
duyuyor musun?
kocaman bir kalabalık ve bir salon.
kürsüye sıralar dizili ve her yer balon.
öğretmenim ben gelmesem iyi değil ezberim.
olur mu! okulun çalışkanı sensin..
değilim işte! sadece yanıltmış denemeler.
İkiz Hayrettin...
bu adam bir paket sigaranın
bazen yarısını heba eder,
çünkü;
iki eli farklı farklı işlevler yapamaz.
Nihat'ın palavrasına kapılmadan
uyanır uyanmaz...
beyaz peynirli, domatesli, zeytinli...
olmazsa olmazı ise
masaya serilen eski gazeteli
çok eskiden tamircide çıraktım,
o günde hava yağmurlu... hiç aldırmadım.
ufaktan bir kapıya çıktım. kimi görsem?
Cem abi? hemen şapkadan tanıdım.
hangi Cem(!) Nihat abi?
Vakitlerin sana iltifatlarını getirdim.
Sıkılma hiç ne olur, bu gerçeklik sana ait.
Sabah saatleri gülümsemelerini seviyor,
Öğlen vakitleri aynalarda ki yansımanı
Senin sonsuzluklarında yankılandı adım.
yüzüncü günün sabahındayım ben
şehrin içinde duymak istiyorum
notaların için! bana söz verdin... Sosta!
diktatörlerin bombardımanı
ve gündüz düşü; Luftwaffe!
ben bir kahraman tanıyorum kışın ortasında
yarasını sakındı, benden korkmasa da
saçlarını bağladı kalın bir iple...dönüp
bir kere baktı bana... oturduk bir kayaya
ben çocukluğumdan, o oda bilgeliğinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!