Günaydın, masal gözlü prenses,
Isığın gözlerine kadar katettiği mesafelerce...
Zaman ve mekanı eğip büken bir kahvaltı,
Çaydanlıktaki yansımama gülümsüyorum ben,
Rüyanda; masallar ülkesinde miydin,
Günaydın...
böyle karşılaştım seninle ben, bir hayret değil
bütün renkler en canlı hallerinde...En sahi halim bu
ve şimdi sen uyandın, bütün renklerin içerisinde
bana bakarken. sana ait gözlerimi asla kaçıramam
İspanyol güneşi...
bu güneş tanıdık değil...
kocaman bir duvar tellerle çevirili
hepimiz silüetler gibiyiz.
biziz... buradayız adiler ve suçlular..
Tomakin'i kızdırıyorum sürekli
ne Karadeniz inadı be! abi...
gelmişsin işte iç güveysi
artık bizdensin. teferruat gerisi!
eğer o günlere şahitlik ediyor olsaydınız
ve eğer inançlı bir Almansanız;
onun sizin için gelen bir Mesih...
ve ya bir masal kahramanı sanabilirdiniz.
Berlin'de her şey tamamen değişti
günaydın vaktine geç kaldım, bağışla
ama iyi günler demek için geldim.
bu gün de iyi olmanı diliyorum.
evren ve sen güzellikler içerisindesiniz.
biliyorum,
bu mevsimler senin mevsimlerin olmalı
ay ışığı ve bir pencere her vakti sevginin
tasvirim; tüm aşıkların izahsız sözlerinde
ben, senin aşka yorup, bakışlarınla kutsadığınım
dilersen uzat saçlarını, ulaştır beni yine benliğine
bir var oluş masalı, mucizelerinin büyüsünde
kışın ortasında odamda iki güve
ara sıra çay bardağına düşse de
kurtardım her seferinde yaşasınlar diye
sinek gibi değil ve uysallar...
ve ben böceklerden korksam bile
zombi Ekrem...
gerçek bir efsane
o bir güvercin hırsızı...
Ekrem sizin kuşlara olan ilginizi,
ve bu ilgi vesilesiyle paranızı...
defterler, kalemler, mitralyöz...
anlatırken gözlerin büyüyor, savaşırken ruhun
Ukrayna steplerinde bir kalem...
at üstünde kelimelerin şaha kalkarken;
sırtında bir günlük ve aydınlığın şiirleri var.
Halyna! Bolşevikler geliyor...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!