bana derler ayık Sami!
arkamdan konuşurlar
fıçıyı içse devrilmezler derler
çoktan devrildim... onlar bilmezler.
yaşım daha on yediydi
lisedeyken kısa bir mola verip
önce pazarcılığa merak
sonra Mustafa abinin fırında
yanmış bir kaç hatıra
nihayet;
Hasbihale bir selam ve yola devam!
hayatımda iki an var benim
ikisinde de donup kalmıştım.
Kübra abla Müslüm Gürses dinlerdi
ve ''sadece'' isimli bir şarkı...
ney isimli enstrüman şarkıya dahil olunca
vakti zamanında kara günler belirdi
kovboyun bir şeyler yapması gerekti
o lisede ki herkes onu çok sevmişti
lakabı vardı, izleniyordu her deliliği
yine de kovboy gitmeliydi
şimdi uyandım, günlük rutinler ve görevler
yaz mevsimiyle birlikte gelen telaşlar.
seninleydim gün boyunca
her halin ilham verici ve sihirli bakışlar
seni düşünerek yaşamanın renkleri
Kulağım yedi tepe, gözlerim sıcak denizler
Sen üzülme diye anlatmadım sokaklarımı
Anlatamadığımla kalmak istiyorum.
Sessizliğim; sensizlik olamaz benim.
Bende kendi yolculuğuma kavuşmak için çıktım.
Bir gün, tereddüt etmeden adım atıp
mermiler ve Radmila! senin gözlerinden.
kar yağıyor ve soğukta ayak parmaklarım.
gülümsüyorsun... gülümse Radmila!
her gün beni buna alıştırıyorsun.
Sovyet radyosunda şarkılar;
Seni gördüğümde miniciktin ve masum,
Besledim, büyüttüm kalbimde
Sen, hiçbiryerde değil, hiç bir zamanda
Ve Bana bir daha hiç görünmedin.
Ben, sana başka bir hayattan değil,
Sana; senin geçmişinden geldim.
Fridolin!
bu sen olamazsın!
bu çılgınlık! Bu...Bu; bir savaş değil
artık savaş denilen şey...Hayır Fridolin!
iki cephe arasındaki bir mühimmat takası
Dizlerim yok olurcasına sana gelirim ben,
En cok sen tanıyorsun beni...
Dizleri üzerinde bir ölüm bana yakışmaz
Canın sağolsun, ben her seferinde dirilirim.
En güçlü halimle, bir anıt gibi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!