Acizim ve yorgunum
Rahmetine muhtacım
Bitsin artık sürgünüm
Davetine muhtacım
Umudum yok yarından
Mülteci bir göçebe, sevdam
Sürgün vatanından
Sürgün evinden , otağından
Yağmur, çamur içinde her yan
Börtü böcek sarmış korkularda,
Kaçak göcek diyarlarda
Ben sana güvendim, sana el açtım
Yabana elimi açmayım Ya Rab!
Şahadet getirip yolunu seçtim,
Başka da bir yolu seçmeyim Ya Rab!
‘Fe inne meal usri yusra’
Rabbim inandım ve
İman ettim.
Diz çöküp yoluna
Aman ettim.
Zorlarsın da
Kelebek kanadında çırpınış son nefesim
Dünyanız sizin olsun, kalmadı ki hevesim.
Pervaneye dönmüşüm, aşktır bana ateşler
Geceyi verin bana size kalsın güneşler.
Yazım karadan
Sızım yaradan
Belki sonradan
Güler bu yüzüm.
Rabbim istemiş
Bugün kara gün, 4 Nisan doksan yedi,
Başbuğun uçmağa çıktığı o gün.
Öyle bir ateş ki, kar buz eridi.
Milyonca bozkurtu yaktığı o gün.
Yine böyle bir gündü, yağmıştı kar.
Dün çıktın karşıma ruhumelalim
Gördüm benden gitmiş, yâd el olmuşsun.
Tufandın kalbimde vefasız zalim
İçimi titretmeyen bir yel olmuşsun.
Sığındığım yurttun deli çağımda
Acıyan canımsın
Kaybolan yanım
Gözlerinin şavkında bıraktım korkuları
Gamzenin çukurunda
Tüm intiharlarım.
Hecenin sırrına erince insan
Kelamın fazlası zulüm olurmuş.
Her türlü cefayı görünce insan
Gamdan uzak kalmak ölüm olurmuş.
Gecenin ardında vardır bir sabah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!