Göğe merdiven dayayıp
Kaçıp gitmek istiyorum
Bir göçebe kuşum sayıp
Uçup gitmek istiyorum.
Yoka verdim tüm varları
Ben ölünce gelin
İyi adamdı deyin
Bir şey olmaz ha
Bir kez de benim için
Yalan söyleyin.
Bugün senin doğum günün,
Bugün benim doğduğum gün.
Bir nazlı gonca güle
Yanık bülbül olduğum gün.
Sen doğdun
Mutluluğun filiziydi gözlerin
Gülüşün en yalçın kayalarda açan çiçek
Bir gülüşün ile bitecek
Yeryüzündeki tüm sancılar,
Bir gülüşün yetecek
Diriltmeye yeniden tüm güzellikleri
Gökte içi kara hain bulutlar
Damla bile vermez, kurak kalbime
Bende kırık dökük hazin umutlar
Gider geri gelmez çorak kalbime
Yıkanlar utansın küçük dünyamı
Aslı’sın eyvallah sevda bağında
Amma ki Kerem’den bir har kalmadı.
Şirinsin her daim gönül dağında
Uğruna delecek dağlar kalmadı.
Leyla’sın sayende çöllere düştüm
Sürgün idin, bitti sürgün
Üstad yolun açık olsun.
Sen mutlusun, bizler üzgün,
Üstad yolun açık olsun.
Dirilişti bir tek derdin,
İnce ince bir kar yağar
Şehrime, sokağıma
Ve kar altında kalır yüreğim
İnce ince bir kar yağar
Yorgun şakağıma
Zaman kürür hatıraları
Sakın kibre düşme, gel havalanma
Topraksın, çamursun, kilsin Alparslan
Kendini kıymetli mücevher sanma
Üç kuruş etmeyen pulsun Alparslan
Senin mi sanırsın koca cihanı
Ne dağlar yıkıldı
Ne denizler kurudu gidişinle
Yıldızlar yine yerinde
Yine parıl parıl
Umrunda bile değil börtü böceğin
Envaı çeşit çiçeğin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!