Ben seni düşünürken,
Sen hazırlanıyordun
Akşama buluşacaktık,
Konuşacaktık,
Bu arada aşağılarda,
Yerin çok altında,
Kadim taşların kapattığı bir sokak
Ürkek gözleri perdenin arkasında
Etekleri siyah, gömleği beyaz
Belinde mavi bir eşarp
Kulaklarına kırmızı bir çiçek sıkıştırmış
Rüzgar Yok, dans ediyor, saçları savruluyor
İstanbul şiirleri gözlerin
Yazılmadan da okunur mavisi
Ve yürekten duyulur martıların sesi
Bırak kalemi , istanbul şiirleri yazma
Gözlerinden okuyayım Üsküdar'ı
Ve nefesinde duyayım Emirgan'ı
İzniğin Gölgesi, saçlarına değmişti,
Köprüden geçerken gözlerin gülmüştü.
Eskişehir’in sokakları hâlâ taşır izimizi,
Bir çay bahçesinde kalan kahkahamızı.
İki yumruk var yüreğimde,
Birisi sağdan vurur, diğeri soldan,
İki düğüm var boğazımda...
Biri yardan vurur, biri serden.
İki leke var ellerimde...
Tatlı ağızlı Afrodit
Mayıs çiçekleriyle süslü
Gökyüzünde dans ediyor yıldızlar
Ve vakur bir ışın, süzülüyor sahnede
En adil yargılamanın ortasında
İtaatkar bir öpücük
Bir ayna buldum, yüzü toprağa dönük.
Işığı sönmüş, her yanımı saran o büyük bölük.
Eşyanın kalbi atıyor avcumda sessizce,
Varlık bir bilmece, çözülür her gece.
Gölgenin peşinde koşan yorgun adımlar,
Duvarda asılı kaldı o eski salkımlar.
Dün çok konuştun biraz sus
Dudaklarımdaki gülüş
Yalnızlıktır,
Eşlik eder acı bükülüş
Ben yalnızlık diyordum,
Sense sen
Gün gelir, uykular, zaman sızlaşır
Rüyalarda duyarsın, bir öpücüğü
Gün gelir, ağlayamazsın
Bir güle bakarsın
Gün gelir, gül sana bakar
Eğer konuşmak mantık ise,
Gözlerime bakma, gerek yok
Eğer tüm hikayemiz bitmişse,
Konuşma sus artık, gerek yok
Ruhun, gözündeki ışıltıdan uzak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!