Aklıma düştün,
Ve öptüm zülfünden
Zifiri karanlığın en karası
Ortasında bir güneş
Ve hilalin aydınlığı
Dudaklarıma yerleşti
Soğuktu, üşüyordu güneş
Ve kızıl karlar düşüyordu gökyüzünden
bir fısıltı duyuyordum,
yalıyordu rüzgarı ensemi
Üşüyordum
Bir uçurumdan Düşüyordum
Aklımdaki minik şeytan
Madem şiirle doldu yüreğim
Ve yaprakları sen oldun,
Kalemi bensem bu kitabın
İlk şiiri sen olacaksın
Çıplak dalların arasından
Kızıl hüzmeler süzülüyordu
Vadinin bağrında,bir ağaç haykırırken
İlk ışıklarla, düşüverdi yere
Sevda sandığı boğazına düğümlenmişti
Sevda sandığı, kurşun gibiydi
Seraplara tutkun bir bedevi gibi,
günlerdir yürüyorum,
kanatsız kalmış bir deniz kırlangıcıyım,
yolum uzak, bir kutuptan diğer kutba,
savruluyor bedenim,
ruhum sıkışmış bu keşmekeşte,
Göz göze gelirsek bir gün
Çatılırsa kaşların
Yüreğim vurulursa
Ağıt olur sevgilim,tüm sözler
Bakışlarından bir şair ağlar
Göz göze gelirsek bir gün,
Gülümsersen bana
Belki bir peri konar omzuma
Şiir olur sevgilim , tüm sözlerim
Bakışlarından bir şair doğar
Gidersen bir gün, sessizce
Göremezsem gözlerini,
Duyamazsam sözlerini
Kalakalırsam sensiz
Tüm heceler birer birer toprağa dökülür
Yokluğundan sevgilim, bir şair ölür
Uzat ellerini, bir yıldız yakala
Bir dilek tut içinden
Hafifçe üfle
Sönsün güneşler
Bir dilek tut
İçinde ben olayım
Kapıyı itince çan çalmaz,
zaman öksürür içeride.
Raflarda yüzler asılıdır,
kimisi gülmeyi çoktan unutmuş.
Bir köşede çocukluklar sararmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!