Yar deyip sineme bastığım zaman,
Ne yaşıdır aklımda ne güzelliği
Nede yanağına düşen ıslak gamzesi
Zindana yandım, Züleyha'da kaldım
Kara gözlüm desem, kara yakar karalar...
Başak saçlım desem,
Dün gece sen uyurken, sarı bir peri girdi yatağıma
Parlak başak saçları, göz kamaştıran ışığıyla
Dün gece sen şarkı söylüyordun, eteklerin rüzgarda
Saçların yağmurda ıslanmış, gözlerin bir güneş
Işıyordu, sevincin, mutluluğun tüm tohumları ellerinde
Bir sol ver diyordum, gülümseyerek
İki torba Kömüre
Değer mi bir ömüre
Güzel ilçem, güzel Soma
Kime garezin yüreğimde soba
Yaktın yüreğimi Soma
Su derken kömür karası gözler
Tepemde dönüyor, uğursuz bakışlarıyla akbaba
Gelmelere olduğu kadar, gitmelere de merhaba
Bir sessizlik, bir korku, bir ölüm rüzgarı,
Sanki dünyaları esir etmiş kara bir veba
Düştüğü yerden kalkar,
Ve başladığı yerde biter
Yokken var olan,
Varlıktan yokluğa döner
En karanlık kabuslarımın
En korkutucu bebeği
Sevdandan mıdır, Deli rüzgardan mı,
Gözlerinden mi,Sözlerinden mi
Nedendir sevdiğim,Deliye çıktı adımız
Deli kanda, deli toy olurmuş,
Damarda kan, yiğitte soy olurmuş,
Sinim ermeden murada, mezarıma kay olurmuş
İlkbahardı....Sessizce akıyordu bulutlar
Havadan göz yaşları taşıyordu
İkimizi ıslatıyordu
Kalbimizi sıkıştıran, garip bir duygu
Hatırlıyorsun değil mi?
Bulutlar ağlıyordu...
Ormanın arasında bir peri
Çevresinde ateş böcekleri
Uzanmakmış görevi
Görür de onu, binlerce çeri
Ne akıl kalır, ne askeri görevi
Gözlerinde çuha çiçekleri
Şiir gibi,
Geçiyor, akıyor
Şarkıya benzemiyor
Melodi yok
Kulağında tını
Ruha vuruyor
Hayatı kabullenemiyoruz,
mücadele etmek istiyoruz,
ulaşmaya,
giden gitsin istemiyoruz,
ve sevdiklerimiz hep yanımızda kalsın,
ve bizim makinelerimiz var,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!