Ağdalı dil midir şiiri güzel yapan,
Yoksa Yunus Emre mi aşkı anlatan,
Mevlana mı, fuzuli mi?
Boya mıdır, kadını güzel yapan?
Yoksa ateş mi, içimi eriten...
Onbir hece, a a a b,
Nedendir bilinmez, hep böyledir hayat
Mavi bir kelebeğin, karlar üstüne konması
Nedendir bilinmez, hep böyledir umut
Öfkeden deliye dönsen de sevdiğindir
Her daim yanında olsun istediğine
Bir dakika bile dayanamıyorsan,
Anneler günün kutlu olsun
Mutlu çocuklar olsun
Çocuklar mutlu kalsın ki
Anneler mutlu olsun
Tüm hediyeler, kucak dolusu
Bahar geldi, yolculuk vakti
Dünyadan cennete, uçma günü
Kim bilirdi ki, Ey gök Kubbe
Uçmak için, inmek gerekirmiş madene
Temizlenmek için kirlenmek,
Gülmeyi unutsak da,
AH SÜMEYYE
Atlas’ın ardında açılan bir kapıydı yüzün,
Herkes rüzgâr sandı, ben kader dedim.
Kızıl çöl dokundu teninin suskunluğuna,
Sıcağı oradan aldık, gölgesi benden.
Aklıma düştün,
Ve öptüm zülfünden
Zifiri karanlığın en karası
Ortasında bir güneş
Ve hilalin aydınlığı
Dudaklarıma yerleşti
9 8 'lik
İçimde bir fırtına kopar, güneş kara, deniz boğuk
Aklıma bir pırıltı konar, Kardeş yaban, acı bolluk
Kimler geldi geçti bilinmez, yol bozuk, yolcu yalınız
Sen ki Celil,
Hegel’den bir kıvılcım, Marx’tan bir çelik aldın;
Ege’den süzülüp geldin,
adaleti bir hırka gibi sırtına taktın.
Whitman gibi “kendimi kutluyorum” dedin belki,
ama bildin:
Akan sular karardı
Karlar yağmıyor dağlarına
Yaprakların da sarardı
Böcekler suskun
Güneş dumanların ardında
Sevinç mahallade bir teyze
Elif gibi — dik durdum
Sessizce, yalnızca sana, her kelime içten
Bir hece gibi sade, özleminle ağır
Kırılmadan, bükülmeden, içimde yankı
Çocukken yağmurun altında beklerdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!