Uzat ellerini, bir yıldız yakala
Bir dilek tut içinden
Hafifçe üfle
Sönsün güneşler
Bir dilek tut
İçinde ben olayım
Soğuktu, üşüyordu güneş
Ve kızıl karlar düşüyordu gökyüzünden
bir fısıltı duyuyordum,
yalıyordu rüzgarı ensemi
Üşüyordum
Bir uçurumdan Düşüyordum
Aklımdaki minik şeytan
Madem şiirle doldu yüreğim
Ve yaprakları sen oldun,
Kalemi bensem bu kitabın
İlk şiiri sen olacaksın
Çıplak dalların arasından
Kızıl hüzmeler süzülüyordu
Vadinin bağrında,bir ağaç haykırırken
İlk ışıklarla, düşüverdi yere
Sevda sandığı boğazına düğümlenmişti
Sevda sandığı, kurşun gibiydi
Seraplara tutkun bir bedevi gibi,
günlerdir yürüyorum,
kanatsız kalmış bir deniz kırlangıcıyım,
yolum uzak, bir kutuptan diğer kutba,
savruluyor bedenim,
ruhum sıkışmış bu keşmekeşte,
Aklıma düştün,
Ve öptüm zülfünden
Zifiri karanlığın en karası
Ortasında bir güneş
Ve hilalin aydınlığı
Dudaklarıma yerleşti
Bahar geldi, yolculuk vakti
Dünyadan cennete, uçma günü
Kim bilirdi ki, Ey gök Kubbe
Uçmak için, inmek gerekirmiş madene
Temizlenmek için kirlenmek,
Gülmeyi unutsak da,
Akan sular karardı
Karlar yağmıyor dağlarına
Yaprakların da sarardı
Böcekler suskun
Güneş dumanların ardında
Sevinç mahallade bir teyze
Bazen ısıtırmış güneş
Bazen unutulurmuş en sevgili bile
Bazen sadece sessizlik
Akarmış gönlüne ılık ılık
Ama sadece bazen sensizlik
Bazen sessizlik, bazen (eş) sizlik
Yılların birikintisi,
Üç kelime, basit cümle
Ali topu at.
Tutmadım ki atayım,
Önce tutmalıyım,
Ve dileğin tut Ali olmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!