Bir düğün düşünürüm
Çatık hilal kaşları
Üzengisi elinde
Tomris heybetinde
Pusu atmış damada
Türk kızı derler ya
Ey aczin koynunda yatan insan,
zaman, bir rüya, yollar, olmayan kokusuz karanfil
mektup tercüme eder mi acının çığlıklarını,
Kül rengi acı içi dünyanın,
Ağlama ey yar, yağmurun olayım,
Hilal vururken gözlerine,
Sevdalılar ülkesinin delisiydi yüreğim,
Kaybolmuş yaşayanlar mezarlığını
Eylüllere gömüp, Eylül oldum
Cennet bahçelerinin gülü,
Bayraktaki kan, damardaki can,
Kurşuna bile eyvellah derim,
Biliyorum ki;
Hayır da senden, şer de senden,
Senden gelene;
Eyvallah benden...
Güzel bana göz süzme
İnancıma söz düzme
Hak yolunda koşarım
Yüreğimi sen üzme
Bu hayat Onsuz gitmez
Rüzgar çok uzaklarda,
Atın beni denizlere
Yıllar yine ölüm bana
Atın beni derinlere
Sensiz, yine yapayalnız,
Bir ses duydum yine gel, zindandayım kelepçeli,
Bir ses duydum yine gel, dolunayda kanım Bozkurt gibi,
Işıkları yaktım, uçmağa vardım,
Ey sevdiğim gelemedim, gözlerinde öldüm
iki hece,
Uzun bir gecede,
Aklıma gelen,
Sadece sen
Ve iki hece
dudaklarımda...
Uzaklardan borazanlar öttürüldüğünde
Işıklar Gürültüler dünya sanki düğünde
Kelebeğin kanat çırpması kadar hafif
Yükseliyor ruh Can Canana döndürüldüğünde
keşkelerim dilde kalıyor nedense
hayat diyorum,
Boşveriyorum,
Keşke, keşkelerde kalmasak
Ve keşke biz
Biz olabilsek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!