Rüzgar çok uzaklarda,
Atın beni denizlere
Yıllar yine ölüm bana
Atın beni derinlere
Sensiz, yine yapayalnız,
Önce bu kasaba küçük demiştin...
Ardından şehrimizi sevmedin
Ben şehrimizi de bıraktım uğruna
Ya bu dünya
Ondan da mı çabuk sıkıldın...
Dudaklarım hecelerle bağlanmış,
Mühür vurmuş gözlerin, gözlerime...
Geceler vurgun yemiş,
Rüyalar uykusuz kalmış,
Uykular, rüyasız...
Ruhumun zincirleri ellerinde,
Ey aczin koynunda yatan insan,
zaman, bir rüya, yollar, olmayan kokusuz karanfil
mektup tercüme eder mi acının çığlıklarını,
Kül rengi acı içi dünyanın,
Ağlama ey yar, yağmurun olayım,
Hilal vururken gözlerine,
Sevdalılar ülkesinin delisiydi yüreğim,
Kaybolmuş yaşayanlar mezarlığını
Eylüllere gömüp, Eylül oldum
Cennet bahçelerinin gülü,
Bayraktaki kan, damardaki can,
Kurşuna bile eyvellah derim,
Biliyorum ki;
Hayır da senden, şer de senden,
Senden gelene;
Eyvallah benden...
Gecenin ikisinde uyanıp,
Bir ağaç gibi tıpatıp
Uyuyamadan tekrar
Almadan bir karar
Ve dalıp eski zamanlara
Hiç unutmadığım anılara
Ah benim, sevgiye susamış,dilsiz sevgilim,
Bir mavi menekşe gibi, solgun, kırgın,
Neden vazgeçtiğimi soruyorsun ya bana
Hoca ve filler geliyor aklıma
Güzel bana göz süzme
İnancıma söz düzme
Hak yolunda koşarım
Yüreğimi sen üzme
Bu hayat Onsuz gitmez
iki hece,
Uzun bir gecede,
Aklıma gelen,
Sadece sen
Ve iki hece
dudaklarımda...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!