bir sevda türküsü söylemek istiyorum
içinde ahu gözlü maral bakışlı
selvi dal gibi suna bulunsun
içimde hasret duyguları dolu dolu
gönlüm yansın yüreğim sızlasın
semayem sevgimdir sana servet veremem
ekmeğim alın teridir her gün pirzola yiyemem
elbisem semt pazarından altın yıldız giyemem
boş atıp dolu tutup sana yalan söyleyemem
ne fabrikam ne servetim ne arabam ne şöförüm
ben hayatın çilesini yudumlarken
dolu zorluklara göğüs gererek
görüyorum çevremde zevki sefadan bıkmış
zevk yorgunu mutluluktan mayışmış insanları
ben bir paket sigaranın üç öğün yemeğin bir kaç bardak çayın parasını
geziyorum gurbet eli
gözümdeki hasret seli
hatırladıkça o yari
akar gider sessiz sessiz
hasret akşamları bir başka yakar yüreği
delercesine ayrılığın gözyaşlarıyla suladığı sineyi
ama gönül utanır sıkılır yediremez kendine
bunu bir dertmiş gibi demeyi
duvarda duruyor resmin
mana dolu bakar gözün
sinmiş yatağıma kokun
mesti derya hallerdeyim
canım canda ceset tende
sevda gönül işi yürek karıdır
aşkı tarif etme korun harıdır
tarifteki cümle dilin zorudur
o ruhta bulunur canın canıdır
mecnundaki sevda değil o aşktı
sevdanla perişan şu deli gönlüm
ayrılık gurbetim sensizlik çölüm
özlem dolu ruhum gördüğüm zulüm
dilerim sensizken gelmesin ölüm
seni sarıp senden murad almadan
kara kışta sen baharsın
tatlı ılık hoş rüzğarsın
serinleten bir yağmursun
kıra güzellik verensin
ne kadar güzeldi kırlar
tatlı anılarla yaşarken
seninle baş başa
rengarenk çiçekler arasında
bir kelebek yakalayabilmek için




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!