bahar gelmiş tüm çiçekler açıyor
pınarlardan soğuk sular akıyor
hasret dolu gözler yola bakıyor
ayrılık ateşi yürek yakıyor
bir hırkam var bir çarıgım
yoksada lambam çok çıram
usta değilim çırağım
tartsın tartı yoktur daram
bir kadın tanıdım ismi ne lazım
görünce cemalin kamaştı gözüm
ayın on dört hali kadın o yüzün
göstermesin mevla sana hiç hüzün
huri melek yoksa gonca gülmüdür
gurbet elde geldi geçti
türlü türlü derde düştü
sensizlik kefeni biçti
çilelerle geçti ömrüm
bahar bilmem kış yaşadım
akşamdan akşama bir garip bülbül
öter viran olmuş gönül bahçemde
dertle dolu yürek tutuşur yanar
ayrılık hasreti dertli başımda
bilmez yaz baharı kırı çiçeği
giymiş kırmızıyı üstünde yelek
gülmüş yüzüne bahtına felek
bakınca cemaline sanki bir melek
ahu gözlü güzel çok güzel
çıkmış avluya salınır gezer
ahu ceylan gözlü biricik yarim
gurbette perişan çok kötü halim
haykırmak istiyom dönmüyor dilim
içime akıyor gözdeki yaşım
sevdan susadığım pınarım oldu
her seherde her zaman çekiyorum ben aman
ey sevgili elaman ayrılığın çok yaman
yeter artık bu hasrete döndü ömrüm bak gurbete
düştüm onulmaz derde takat kalmadı serde
ayrılıktan hasret içtim
suna boylum serden geçtim
yalnızlığı kendim seçtim
suna boylum hasret içtim
hasret ektim özlem biçtim
güle hasret duygu dolu
öter bülbül seher vakti
ayrılık zor zalım gurbet
nedir kavuşmanın yolu
saçımda çoğalan aklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!