gel muhabbete yar susadı gönlüm
ismini sayıklar durmadan dilim
konmuş dalınada o gonca gülün
sırrına doyuyor bülbül sevdanın
ben o yare neyledim ki
o yar benden uzak durur
sözlerimle kırmadım ki
gözleri hep yaşlı durur
cefa verip zulmetmedim
bizler beraberiz biriz
aynı toprağı belleriz
temmuzda alında teriz
aynı sofrayı sereriz
gök yüzü çatladı yıldızlar dökülüyor
ay parçalandı güneş sarsılıyor
yüreğimin sana hasret haykırışlarından
be vicdansız kadın
ummanlar coştu denizler taştı
göller kaynadı nehirler dondu
biliyormusun hayal bu ya seni çok uzun yıllar öncesinden tanıyormuşum
çok samimi sıkı bir dostluğumuz çok önemli ve derin sır paylaşmışlığımız
varmış gibi oluyorum dalıyorum nedense bilmiyorum sorsan söyleyemem nedenini
bende anlamıyorum neden ama oluyorum işte engelleyemiyorum
sarıyor ruhumu böyle bir duygu bütün sıcaklığıyla kendiliğinden
bende engelleyip bir şey yapamıyorum kabulleniyorum çaresiz
nere gidem gönül ben nasıl edem
yaşadığın türlü türlü hallerden
biliyorum artık usandığını
hallerden habersiz zalım kullardan
yürüyorsun engel dolu yollardan
aslında zulmün zalimliği sana veriyor zevki
mahşeri huzurda davacıyım ben senden bil ki
sen şimdi halde halden zevk alarak iyice gül ki
orda o zaman alırım tüm hakkımı ben senden belki
kölecioğlu diyor sana olan bu sevdam
bilmek ister isen fıtrat özünü
oku anla dostum kuran sözünü
kainatın sırla dolu yüzüne
görmek için kullan iki gözünü
hayvandan ayırdı bir akıl verdi
bilmek istiyorum kararmış kapkara olmuş
kar kış ortamı misali ruh haliyin sebebini
halde halleriyin sonbaharı bitmiş
zemheri soğuğu sarmış kışa dönüşünün nedenini
sormak istiyorum soruyorum
niye böyle kapattın duygulara algılara hislere kendini
muhabbet aşkın temeli
vazgeçme ha muhabbeten
kurtulmak istiyorsan sen
türlü amansız dertlerden
süzülüp geçmek istersen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!