gözleriyin derinlikteki dalgınlıkta
ıssız yalnızlığın gurbet yıllgınlığı
halde halsizlik dolu halinde
hayatın acımasız bıkkınlığı
sanki sorunlar yumağı
çöreklenmiş yüreğine
hal perişan dert dermansız
gelse de ölüm fermansız
bu gönül seni sevmekten
kalmaz geri geri kalmaz
şu gönlüme söz geçmiyor
hani ilkbahardı bizim sevdamız
tutuşup el ele çıkardık kıra
mehtaplı gecede bakarak aya
anlatırdık aşkımızı biz göğe
eserdi hep tatlı tatlı sam yeli
manadır maddenin özü
söylenmiştir sırlı sözü
kainatın türlü yüzü
harf kelime cümle yazı
ovası dağı denizi
hasretten usandım sevdaya açım
ağardı bu yolda simsiyah saçım
bir gün yol biter yar bağlanır göçüm
sevmekti günahım en büyük suçum
türlü türlü çile çektim vahladım
gönlüm efkar dolu dilim susuyor
yüreğim yanıyor nefret kusuyor
gurbet zalım hasret her gün inliyor
türlü dertler sardı canım yanıyor
bülbül gülüne mesti name
olur her seherde
renk cümbüşü çiçekler koklaşıyor
arılarla kırlarda
desti izdivacı ne güzel tabiatın
tabiatla baharda
bütün umutları vererek yele
özlemi koydun hep dün ile güne
dönderip gözlerin yaşını sele
estirdin hasretin yelini yine
her zaman hasreti yaşar yüreğim
nedenini yar sana sorayım
bir sebep söyle bende bileyim
bileyim yar bende bileyim
gönlüm aşkın alasını yaşıyor
hasreti yüklenmiş gurbet treni
uzayan yollarda gözden kaybolur
sılasından yarden ayrılan kişi
varmadan gurbete dertten kahrolur
gurbetin çilesi çok dertli olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!