leylayı gördüm düşümde
beyaz gül vardı döşünde
hasretler ağlaşıyordu
gözlerindeki yaşında
uyanmıştı uykusundan
madde kendi boyutunda mana derinliğinde sırlarla doludur maddenin varlığındaki şekil beyin dalğalarının fonksiyonel yetenek sınırları çerçevesinde görünebilir dokunulabilir hissedilebilir algılanabilir biçim şekil verilebilir kullanılabilir bilgisi edinilebilir bilimselleştirilebilip metotlaştırılabilir maddenin varlığındaki öz beynin normal şekil faaliyetinin dışında ve üstünde meta fizik ve manevidir insan aklının ürünü olan bilim ve bilimsellik maddenin biçim varlığını çözme mükellefiyetiyle sınırlıdır soyut yani metafizik ve manevi olan varlığın esası özü aklın sınırları dışında ruhun ve gönlün derinlikleri içindedir aklın verilişindeki gaye maddenin somut varlık biçiminin çözülüp anlaşılabilmesi bu çözüş ve anlaşılabilirlik doğrultusunda sağlam ve sağlıklı mantık ilkeleriyle soyut yani meta fizik ve manevi aklın sınırları dışında ruhun ve gönlün derinlikleri içinde olan esas öze yönelilmesi içindir bu anlamda kölecioğlu der ki nasıl ki insanda bir ruh var akıl ona hükmedemiyorsa varlıkların tümünde ve doğanın bütününde de bir ruh var ve bu ruh aklın ve mantığın algı gücünün üstünde ve ötesindedir
Ahmet kölecioğlu HAZİRAN 1987
bir gün madde manasına dönecek
emaneti teslim günü gelecek
dalında vakitsiz gonca solacak
varlık gerçeğini varıp bulacak
ecel saraylara kadar girmezdi
ey maden ocağı sahibi
aklın tatlı düş olarak
yaparken kar hesabı
ne diyor şimdi
vicdanıyın adalet kitabı
mağrurlanıp etrafına hükmeden
var mı ahirete azığın senin
şeytanı padişah nefsi dost bilen
sarmış etrafını yozluğun senin
mürekkebi bilmez kalem tanımaz
bir hayatı mahkum edersen senden uzak
sensizliğin ıssızlığına vicdansızca
geçmez bir ömür yalnız başına gitmez
sevilenden senden uzak
diyorsan ki olunsada yakın biter bir gün
mana maddeye olmaz ki esir
her zaman her yerde o eder tesir
matematikte bulunur kesir
manasız varlıklar olurlar rezil
maşallah sana benim papağan kılıklım
hayalde düşte örgü beliklim
aynı şeyde tekrarı ısrar koliklim
balda olsa mide bozar aşkı toriklim
istesen de istemesen de
daldıkça maziye yaşlı gözlerle
görüyorum goncalarla güllerle
gülücükle dolu güzel yüzünü
deryalara nisbet ahu gözünü
geldikçe dert keder hasret saliyle
ahu gözlerinle tatlı bakışın
ilham olup yüreğime akışın
şu deli gönlümü korda yakışın
nazlı halın bendeki hal yokuşun
ceylan gibi yürüyüşün gezişin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!