bülbüllere verdim gülü
ismine dolayıp dili
yüreğimde sevda yeli
eser nazlım sunam deyi
bülbül ne ötersin dertli karalı
seher vakti kalmış gibi yaralı
gülünmü görmemiş yoksa baharı
bülbül ne ötersin dertli karalı
bir bülbül feryadı duydum
seherin şafak vaktinde
kuruyan gülünü gördüm
sallanıyordu dalında
çaresiz bir perişanlık
bülbülü şeydayım vakti seherde
yar gülümdür gönlümdeki baharda
yüreğim yanıyor durmadan korda
yar aslından uzak bu canım zorda
düşte hayalinle mutlu oluyom
denizler hep taştı dar geldi derya
gece gündüz akan göz yaşlarıma
dağlar dayanmadı gökler çatladı
gönlümün ettiği feryatlarına
bu nasıl ayrılık bu nasıl hasret
çekilir mi böyle amansız bir dert
gel ha karalara bürünme gönül
bilesin karaya değmez bu dünya
akşamdan sabaha görülen rüya
hayatın gerçeği olamaz gönül
bil ki bu sevdaya göre değilsin
sevda yürek ister dürüstlük ister
o hakikattır o gerçeğe uyar
gönlüne ruhuna ipotek koyar
bu ülke nerden nereye
geldi haberiniz var mı
bunu görüp kabullenmek
karakterinize zormu
osmanlının son dönemi
bir gün gelirde kavuşursam sana
vakti zaman o zaman
varlığımı hissederim ben
kavuşur gibi misali bedende ruhuna
olurum öyle nefes aldığımı hissederim
masal dünyasında menfaat çarkının
odak noktasında oturup
gerçek hayatın kendine özgü
yaşam pratiğiyle ilgili ahkam kesenler
kendini dev aynasında görüp
ortama poz vererek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!