derde düşmüş dermanını arıyor
tabip olmayana bile soruyor
dostları ağlıyor düşman gülüyor
çaresiz yatıyor ölüm bekliyor
karlı bir mevsimde rasladım sana
çaresiz derdime derman oldun sen
gönlüm kara yasta kalbim kırıkken
bir çare yüzüme dost gibi baktın
çok karanlık gece soğuktu odam
dökülüyor gazel umut perişan
temmuz sıcağında çatlıyor yaşam
gündüzü özleyip güneşe koşan
karanlık gecemde vakit ilk akşam
bir haber sormak için dün uğradım gara
sordum öğrendim kahroldum düştüm bir hale
boynum bükük kalbim kırık koyuldum yola
mutluluklar saadetler dilerim sana
geldim halden habersiz çok üzgün eve
başlangıcı sonu olursa aşkın
kalırsın kimsesiz perişan şaşkın
gör o zaman olur ecelin yakın
göçersin dünyada kalır muradın
bir sevda türküsü yankılanır tepesinde yüreğinin
hırsı çeliktendir bükülmeyen bileğinin
arzusu bitmeyen sevdadır bütün dileğinin
hep muhtacı olmuştur bir avuç sevginin
dünyaya hükmeden amca
ben ufak çocuğum daha
nedir bu nefretin bana
atma bana bomba atma
daha okula gitmedim
durma öyle titrek ve ürkek
masumiyeti saflığa karışmış yüzün
derinliği derya ahu gözlerinle
tutmak istiyorum ellerimle ellerinden
varamıyorum yaklaşamıyorum yanına
gurbet elde sana hasret
yorgunum ben yorgun düştüm
neden böyle oldu bu iş
şaştım kaldım şaştım kaldım
gurbet denilen bu çölde
bir candır yaratılmış
bir hayat bir ömür verilmiş
her varlığa kader yazılmış
düşer mi kimseye hakir görüp horlamak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!