tutulmuş tipiye ayaklar yalın
sonu görünmüyor gittiği yolun
ne olacak senin garibim sonun
yarabbim bu da senin bir kulun
gönlün kara sevdan yaralansada
yüreğin yanıp da parelensede
dertler dizi dizi sıralansada
bir varmış bir yokmuş hikaye gibi
yok olurlar inan bir gün dünyadan
bir hırkam var bir çarıgım
yoksada lambam çok çıram
usta değilim çırağım
tartsın tartı yoktur daram
bir kadın tanıdım ismi ne lazım
görünce cemalin kamaştı gözüm
ayın on dört hali kadın o yüzün
göstermesin mevla sana hiç hüzün
huri melek yoksa gonca gülmüdür
ömürden gidiyor bütün hep günler
nerde hani geçip giden o dünler
solar sonbaharda dalında güller
bahar gelir başka tomurcuk açar
ey sevgili bırak artık inadı
dinle sözlerimi dinle ey cahil
olamazsın hiç bir zaman sen ehil
sultanı sandığın şu sahte devir
yıkar saltanatı başına bir gün
uykusuz gözlerim yorgun yüreğim
zulmün deyim her gün zalım feleğin
duydum gelin olmuş benim meleğim
söyleyin dostlarım nasıl güleyim
gelin oldu diye geldi haberi
hasretini rüyalarla avutup
yokluğuna göğüs gerip yaşarım
sevdiğim sürmelim güzel ceylanım
ne gökte ne yerde ne bende sendeyim
yakar yüreğimi aşkın ateşi
endamın elemin eleği
elesin endamın elemi
elin elimde olsun
ellemesin eller ellerini
ellerin ellemesin ellerin ellerini
eller elde el el elde el ele
bülbül ah çekiyor yine derinden
belli efkarlanmış bu gün derdinden
sordum ayrı düşmüş gonca gülünden
ıslanmış yanağı gözün selinden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!