gönül penceremin perdeleri yırtık
camları çatlak ve kırık açıp kapama mandalı bozuk
bakıyorum dışarıya penceremden
bütün tabiatın yüzü sararık soluk
üşüyor yüreğim titriyor gönlüm
gönül ben senin elinden
düştüm hasretin ağına
ayrılıkla özlemleri
basıp her gün ben bağrıma
gurbet zalım aman vermez
gördüm bir güzeli dertli
gözlerinde hasret seli
ağıtlar yakıyor dili
yalnızlığın gonca gülü
kararmış bütün dünyası
gördüğüm rüyada bir gonca gülü
gördüm yaklaştım sohbet eyledim
öyle güzel öyle tatlı söylüyordu ki
mest oldum kendimden geçtim dinlerken
mevsim değişti hava soğudu
şartlar zorlaştı kış geldi yar kış geldi
gurbetin kudreti arttı
gaddarlığı zulmü katlandı
biraz zeytin yarım ekmek yada bir domates
veya çay simit dönemi bitti
derin devrin derdi derin
aslolan gerçeği görün
tabip olun yara sarın
kamil olun hatır sorun
bilgin alim çokça gibi
gelin bacı gelin bacı
ağartmışsın siyah saçı
bunca keder bunca acı
neci kele gelin bacı
dinmiyor gözünde yaşın
gelin canlar bir araya
sözler verin hep sevmeye
dünya denilen hikaye
bir tek nefestir sermaye
özlüyorum gözlüyorum
her geçenden soruyorum
ey sevgili neredesin
ya gel ya bir haber gönder
günler geçti hafta oldu
çaresiz perişan yüreğim yangın yeri
karamsarlık karanlığının yok seheri
doğmuyor güneşi ayı ağarmıyor tan yeri
sensizlik zulüm hayatıma beterinde beteri
gönlüm duygu dolu his dolu hayal kuruyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!