hatırlarmısın sevdiğim
kırlarda koşar oynardık
doya doya konuşarak
koklaşır sanki kumruyduk
pınar başına inerdik
bülbül gülüne mesti name
olur her seherde
renk cümbüşü çiçekler koklaşıyor
arılarla kırlarda
desti izdivacı ne güzel tabiatın
tabiatla baharda
bütün umutları vererek yele
özlemi koydun hep dün ile güne
dönderip gözlerin yaşını sele
estirdin hasretin yelini yine
her zaman hasreti yaşar yüreğim
nedenini yar sana sorayım
bir sebep söyle bende bileyim
bileyim yar bende bileyim
gönlüm aşkın alasını yaşıyor
hasreti yüklenmiş gurbet treni
uzayan yollarda gözden kaybolur
sılasından yarden ayrılan kişi
varmadan gurbete dertten kahrolur
gurbetin çilesi çok dertli olur
yüce dağdan iner ceylan sürüsü
nazlı yarim güzellerin hurisi
şu gönlümde yoktur başka birisi
ruhumda bir fırtınadır sevğisi
sevği dolu şu gönlüm gelirim sana
endamın fiziğin bir selvi dal
ağzında sözlerin petekte bal
sal zülüflerini suna boylu rüzğara sal
göz görür seni gönülde olur türlü hal
halde ondört mehtap gibi nurludur yüzün
mahcemale nurlar inmiş aya dönmüş
ahu gözler üstü kaşlar yaya dönmüş
güller görmüş kuruyup gazele dönmüş
yanar dağ lavları sönmüş küle dönmüş
güzelliğin derya derinliği bulunmaz
ela göz üstünde kara kaşa bak
yüzü nurlu gönlü ruhu temiz ak
böyle bir güzeli yaratmış o hak
tak tacını güzel güzel tacın tak
yaratmış yaradan seni nurlarla
habere kara sürüldü
kara haber geldi yarden
çaresiz dermansız dertten
can gidiyor canım elden
bülbül güle konamadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!