akşam olurken ufukta güneşin battığı yönde
seni gördüm güneş batmaya hazırlanırken
doğuyordun yavaş yavaş ordan
tam güneşin battığı yerden
başlayacak olan karanlığı yırtıp yok ederek
yaktın yürekleri soma
çoluk çocuk kadın ana
bacı gardaş amca baba
ağlıyorlar yana yana
kara kömür bahtı kara
kendi düşüp ağlayana gülme ki
yaşam sen düştükçe her zaman aratır gideni gelen
yanlış dolu yanlışında olamaz neşen
kendi kendine tutulsada niyet
senliğinde sana seninle dolu gelmişse fırsat
sar sinene hemde biraz acele et
hadi gel acele et biraz karanlık çökmek üzere
yürümek zor olur gece vakti çalılıklarda
sokak lambaları bulamazsın
ışıklı caddeler yok buralarda
tek aydınlık ay ışığı oda bulutsuz havalarda
zifiri karanlık olur aysız buralarda
ben bendeki benden geçtim
ben sende kendimi kaybettim
daldım derinlere cevheri seçtim
ben senin için senelerce sabrettim
seni sende gonca gül gördüm
aşk nedir bilirmisinki sen
senden vazgeçebileceğini söylüyorsun
beninden vazgeçebilmen için
önce senini bulman gerekiyor
gel baharım sar doğa gibi diyor
derdimi söylesem ben esen yele
bir haber bıraksam akan şu sele
duyupta sevdiğim yanıma gele
gitmese ne olur sevdiğim ele
benim bütün dünyam onunla dolu
aldım derdi senden dermana muhtaç
diyar diyar gezdim durmadan
hep çileler acılarla yoğruldum
mutlu olup bir kez olsun gülmeden
korkuyorum bir gün ben şu dünyadan
toprağın sesiyle sesin duyurdu
o tatlı diliyle türkü söyledi
oy kullanan eller değer bilmedi
değerde dengeye kıymet vermedi
ormandaki yanan meşe közüne
sebebisin hasret göz yaşlarımdaki
ah dolu feryadın sessiz sessiz akışındaki
avaz avaz çığlığına
ayrılık zulmünün acımasızlığında
yüreğimin karanlık dehliz darlığında kalmışlığına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!