derviş uğramış derğaha
gönlüyle kabenin tam ortasında
görünüşüyle arafın ta zirvesinde
derğahın bekçisi kapıcısı
dalğa geçmeye kalkmış
görünüşüne bakarak dervişin
varlık hayat denilen olgunun
yaşam serüveni dediğimiz
oluşum boyutunda
varlığını devam ettirirken
içinde bulunduğu anlardan birinde
varsa şayet ruhunda sıkıntı olan
gözlerin ağlamaklı dudakların titriyor
kalp çarpıntıların kulaklarıma geliyor
hangi keder hangi elem seni böyle üzüyor
gel sokul yanıma yasla başını omuzuma
anlat usul usul hiç heyecanlanmadan
mevsimsiz baharın zamansız gülü
olupta gönlümde çok çabuk solma
ilk baharın bereket yağmurundan
yüreğime düşen ol tek bir damla
ıslanıp yaş olmaz diye sakın ha sakın sanma
seher yeli ne esersin boşuna
suna boylum yok ki şimdi yanımda
tatlı seinliğin bana ne fayda
sunamın özlemi variken canda
güneş doğmuş yada doğmamış
kör düğümler kördüğüm oldu
karanlıkların zifiri karanlığında
çözülmüyor ışıksız ışık yok görünmüyor
yangın yerinin küllerinde harman yüreğim
gönlüm bütün duygularım hislerim
aslolan gerçeğin esası özü
gönül tarihinde kalan yüreğin sözü
toz pembe tatlıdır masalın yüzü
romanlar içinde kör kalır gözü
köy anadoluda bak gör sen yazı
mayıs on dokuzda SAMSUNA çıktı
kurtuluşa meşaleyi orada yaktı
kükredi hemde haykırdı HAKKI
şeytan papucunu bıraktı kaçtı
SAMSUN semaları nidayı duydu
ben seher vaktinde sevda isterim
fazla naz edersen gülüm küserim
deryalara dalar kolsuz yüzerim
seversen fedadır canım severim
nazlı bebek olma biraz sen büyü
bütün anlar vakitler zamanlar
hepsi senin olsun hemde sonsuza kadar
sahip olduğun sonsuz güzellik gibi
ancak nedir bu derdin nasıl bir dert
nasıl sarmak nasıl onarak istiyorsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!