varlık hayat denilen olgunun
yaşam serüveni dediğimiz
oluşum boyutunda
varlığını devam ettirirken
içinde bulunduğu anlardan birinde
varsa şayet ruhunda sıkıntı olan
canım cicim aşkım sevdiğim diyen dilse sadece
bilki kemik yoktur manevra alanı geniş kıvraklığı çoktur dilin
yürek gönül ruh bağlantısız olduğu zaman
bedensel zevki tatmin hevasının hevesindeyse nefsine mahkum kişi
şeytanca fetbazlıklarla diline öyle kurnazca manevralar yaptırırki
genç kız güzelliği yüzünde mevcut
selvi dal gibi bedende vucut
gül diyemem değil goncalık somut
kendidir kendine kendisi kanıt
hasrettir özlemdir gönülde umut
seher yeli ne esersin boşuna
suna boylum yok ki şimdi yanımda
tatlı seinliğin bana ne fayda
sunamın özlemi variken canda
güneş doğmuş yada doğmamış
gözlerin ağlamaklı dudakların titriyor
kalp çarpıntıların kulaklarıma geliyor
hangi keder hangi elem seni böyle üzüyor
gel sokul yanıma yasla başını omuzuma
anlat usul usul hiç heyecanlanmadan
mevsimsiz baharın zamansız gülü
olupta gönlümde çok çabuk solma
ilk baharın bereket yağmurundan
yüreğime düşen ol tek bir damla
ıslanıp yaş olmaz diye sakın ha sakın sanma
kör düğümler kördüğüm oldu
karanlıkların zifiri karanlığında
çözülmüyor ışıksız ışık yok görünmüyor
yangın yerinin küllerinde harman yüreğim
gönlüm bütün duygularım hislerim
aslolan gerçeğin esası özü
gönül tarihinde kalan yüreğin sözü
toz pembe tatlıdır masalın yüzü
romanlar içinde kör kalır gözü
köy anadoluda bak gör sen yazı
mayıs on dokuzda SAMSUNA çıktı
kurtuluşa meşaleyi orada yaktı
kükredi hemde haykırdı HAKKI
şeytan papucunu bıraktı kaçtı
SAMSUN semaları nidayı duydu
Dil aah ah dile güven olmaz gülüm dile güven olmaz boyu belli çapı belli döner durur ağzın boşluğunda yalanıda olur dolanıda üç kağıdı tezğahı komplosuda
Ya gönül ya gönül öylemi gülüm derin sırların derinliğini derinliklerde dinler derler toplar değer verir değerlendirir elekten geçirir eler ya fırtına yemiş fidan dalı gibi kırılır dağılır ya yakomozların yansıdığı durgun mavi deniz dalgaları üstünde mutlu bir sandal gibi sallanır
Hoyrat esen rüzğarlar fırtınalar dokunamaz etkilemez kendini dinler kendi derinliğinde cesaretini toplar kendisiyle konuşur sorar sorğular cevaplar sonuç alır hiç bir yalana dolana bakmaz aldırmaz ses vermez kulak asmaz sarsılsada yıkılmaz dim dik duran yüce dağlardaki yalçın kayalar gibi etkilenmez soğuktan kardan ayazdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!