gezdiğin alemi çok iyi gözle
her sırrı aşikar etmeyip gizle
inandığın yolu inceden izle
engellerden yılıp yorulupbezme
gezer gönül gezer bir an olur dağlarda
gezer gönül gezer bir an olur yeşil bağlarda
bir an olur bazan çölde gezer bazan sahrada
yanar özlem yanar hasret alev alev bağrında
bazan bülbül sesi duyar geçer kendinden
yeni açmış bir gül gibi
zülüfleri sümbül gibi
seherlerde bir yel gibi
ona dilim bülbül gibi
hayran ona deli gönlüm
feryadı figan çaresiz halın
kırılmış gibi tutunduğun her dalın
kar tipi fırtına kapanmış yolun
gibi haldesin çok halsiz halın
hüznün aşmış yüce dağları
henüz çok körpesin bir tay gibisin
nurlanmış yüzünle bir ay gibisin
gönül yürek ruhdan gelen vay gibisin
çok küçük acemi bir toy gibisin
henüz koklanmamış gonca gül gibisin
gidilmezse zorlu yollar
hep engeldir yüce dağlar
düştedir bahçeler bağlar
gidelim yolları dostum
zorluk bizi engellemez
bülbül ne ağlarsın dertli karalı
seher vakti kalmış gibi yaralı
kara kış mı verdi bunca zararı
gonca gülün görememiş baharı
derin olur ayrılığın yarası
varınla varlığınla girdin bahtıma
otur hatın otur dostluk tahtıma
gönül yürek ruhumun bütün katına
kul köle hizmetkar olunur senin gibi kadına
gülüm benim pınar suyum
yavru ceylan gibi huyun
nede çabuk geldi uykun
uyudun uyanmıyorsun
sanki dün geldin dünyaya
nidayı bülbülün namesi güle
ismin fermanını yazıyor dile
beden ayrılığın dolu bir yele
kapılmış savrulur diyarı ele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!