Ahmet Kölecioğlu Şiirleri - Şair Ahmet K ...

Ahmet Kölecioğlu

sinmiş her tarafa her şeye yar o mis gibi kokun
kokladıkça ciğerime dolarken tatlı bir huzur
param parça yüreğime saplı ayrılık okun
kırgın dargın gönlüm gurbete ediyor kahır

bülbül gülistanda koklar iken al gülü

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

sardı dört bir etrafımı
çaresiz dermansız dertler
gece gündüz eksilmiyor
yüreğimdeki kederler


Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

her günün aynı aynı zamanda da
ayrılıklarla dolu olduğunu bilmek
hele hele yaşamaya bu şekilde
mecbur olmak yada bırakılmak
onur ve gururun her gün
başka türlü kırılmasını görmek

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

ayağına giymiş çiçekli şalvar
ağzında sakızı patlatır güler
hem gözünü süzer hem cilve eder
cilvesine kurban olduğum dilber

elinde oyası gözleri oynar

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

sevgi dolu şu gönlümü
sundum sana meze diye
aşkımı hep yudum yudum
bade gibi içsin diye

bahçedeki güller sana

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Kavuşmak kavuşmak istiyorum sana
Baharın güneşe soğuğun ateşe kavuştuğu gibi kavuşmak

Buluşmak buluşmak istiyorum seninle
Bülbülün gülle gülün bülbülle buluştuğu gibi buluşmak
Ayışığında buluşmak ay ışığında konuşmak ay ışığında sevişmek istiyorum seninle ay ışığında

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

son hatıran son mektubun gelene kadar hayaller kurardım seninle dolu
varlığından uzak hasretine tutsak her mektubunda her zaman satırlarca nefes nefes
varlığına hasret hasretine tutsak yaşardım seni doyasıya cümle cümle hece hece
yorulunca gözlerim kapatıp hayaller kurardım seninle dolu seni hisseder seni duyar seni yaşardım
nefeslerim sıklaşır yüreğim kabarırdı kalbim hızlanır kanım coşardı
işte o zaman olsamda varlığına hasret hasretine tutsak mutluydum hayalinle hayal kurarak

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

Okşarken sırma saçlarını tatlı tatlı bakarak bana ayrılık olacaksa eğer ölümü isterim diyecekken tam dudaklarımı dayayıp ıslak dudaklarına böyle konuşma derdim usulca sana
Titreyen sesin çarpan kalbinle senden ayrı kalmaktan çok korkuyorum derdin ta yüreğinden gelen bir sesle sarılırdın boynuma başın omzumda saatlerce kalırdın öylece
Mutluyduk hemde çok utluyduk bir nehrin kenarında yemyeşil ağaçlarla dolu küçük
köyümüzde
Bahar geldiğinde bayram ederdik kırlara çıkardık sen papatya toplarken ben gelincik çiçeklerinden kolye yapar boynuna asardım sonrada yanaklarından öperdim utanırdın bir gören olu derdin kızarırdın elindeki papatyalar boynundaki gelincik çiçeklerimi görür onlardanmı utanıyorsun derdim tatlı tatlı boyun büker omuz silkerdin sonra boynuma sarılır başını omzuma koyardın öyle candan sarılırdınki kollarınla değilde sanki yüreğinle sarılırdın Ama her öpüşümde yada öpmek istediğimde hep utanırdın öyle saf öyle masum öyle temizdinki
Vakit ikindiyi geçince elele tutuşur nehrin kenarından mutluluktan uçarcasına koşardık köye doğru akşam olmadan varırdık evlerimize yüreğimizde sıcak o tatlı heyecanla

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

ne ezadır ne müstehak nede derin bir sızı
ne hüzün dolu bitişin nede garip bir el sallama
senin kendinedir mahşerliğin kendi elinle harabeliğin
bu ne sonuncu kabahatin nede zahmetli el sallamalığın
bu senin yanlışta ısrardan vazgeçemediğin
yanlış tartılarda değer aradığın

Devamını Oku
Ahmet Kölecioğlu

zalim övünür zulmüyle
mazlum dövünür derdiyle
ne mutlu gönül gözüyle
varlıkları görenlere

kimi tapar servetine

Devamını Oku