bir varmış bir yokmuş var övünmüş yok yerinmiş
deryalar uçsuz bucaksız hemde çok derinmiş
yaylalar yüksek çokta serinmiş
mehtap gök yüzünde yıldızlar uzakta muhteşemmiş
köz küllenmiş tarla ekilmiş ürün toplanmış hasat yapılmış
uzaklara bakılmış dalınmış dalğınlaşılmış
çekiyor bir şeyler beni yüreğimin taa derinliklerinden
sessiz fısıltılarla dünyanın anlamsız ve boş kalabalığının
duygusallığından çıkarıp almak istercesine
çekiyor bir şeyler beni çekiyor sabırlı ısrarlı ve sırlı
sessizliğin suskunluğunda huzur dolu ortamlara
giymiş kırmızıyı üstünde yelek
gülmüş yüzüne bahtına felek
bakınca cemaline sanki bir melek
ahu gözlü güzel çok güzel
çıkmış avluya salınır gezer
bir arzu halim var hal içindeki hallerimin halı
söyle yüreğinden söyle ne zaman bitecek gurbetim
ne zaman dönecek yadellerden sılaya yolum
ne zaman olacaksın sevdada tutunacak dalım
ne zaman ne zaman saracak seni hasret dolu kolum
bir deli rüzgar olsam yok fırtına
hatta kasırga olsamda dönsem
sadece sende bir hortuma
seni sadece seni sarsam sarmalasam
en derinlerime seni en çok sevdiğim yerime
çekip götürsem oraya bıraksam
bir ferman yazdın ki gönlümdeki sen dolu sevdaya
bir feryat yükseldi yüreğimden dağlar sarsıldı
ayrılık hasretiyle zulüm dolu kefen oldu sarıldı
dertler çilesi yumak oldu ilmik ilmik örüldü
bedende hal dolu haller oldu
ruh misali mecnun gibi çölde görüldü
bir kadın tanıdım ismi ne lazım
görünce cemalin kamaştı gözüm
ayın on dört hali kadın o yüzün
göstermesin mevla sana hiç hüzün
huri melek yoksa gonca gülmüdür
sararıp boynu bükülen güllerin
derdi ney ki hepsi birden soluyor
gurbetin zulmüne dayanamamış
bakın şu garibe dertten ölüyor
dağları baharı görmeyen yerin
bak mevsimlere dön bir bak
dolu dolu özellikle
renk cümbüşü güzellikle
canlı cansız varlıklarla
bir alemdir bir alem o
gök yüzü çatladı yıldızlar dökülüyor
ay parçalandı güneş sarsılıyor
yüreğimin sana hasret haykırışlarından
be vicdansız kadın
ummanlar coştu denizler taştı
göller kaynadı nehirler dondu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!