Yakışmıyor o kaleme şu yalan
Yalan yazan şaircikler utansın
Melun iken kaziplerden huy alan;
Yalan yazan şaircikler utansın!
Onca gerçek mahzun melül beklerken
Tebliğ farzdır velâkin;
Bu işte cebir olmaz!
Duyurulur sakin, sakin;
Anlatan Cabir olmaz!
Teklif farzdır muhtaca
Israr etme de zanda;
Dön o yoldan tez anda!
Sorun yoksa izanda?
Tek felahın imanda!
İnkar kalbin marazı!
Söz vermiştik Elestü de; affet Rabbim tutamadık
Ne yazık ki kulluk için, kâfi adım atamadık
Zannımızdan çetin çıktı, şu dünyanın imtihanı
Mağlup olduk nefsimize, kar’a karlar katamadık.
Kâh mal dedik kâh mülk dedik, düştük fani kam peş’ine
Senin gibi bir Hakka;
Edilir mi hiç küfür?
Her lütfuna mutlaka;
Edilmeli bin şükür.
Öyle çok ki ihsanın;
İfsat eder çok kalbi, nisaların sesleri
Bozulmaktan korkarsan, haram savt’a et dikkat!
Ve bilhassa ses hoşsa, tahrik eder hisleri
Kulak verme her sese, böyle madem hakikat!
Kimilerin zaafı, paraya ve puladır
Tadı kaçtı bu âlemin, göçmek gerek ebetlere
Nefse kalsa geç gitmeyi, ölmemeye arar çare
Kalpse diyor yeter artık, veda et de şu betlere;
Vuslat için bir yol ara, bir an önce o tek yâr’e!
Koyup türlü şirki sen;
Tevhide gel tevhide!
Gerçekten mü’min isen;
Tevhide gel tevhide!
Yol verip her ilaha;
Tereddüde yok mahal;
U dönüşü yap derhal!
Yoksa seni ötede;
Nara sokar bil bu hal!
Sanıp kendin tek beter;
Onu Hakka uydur da;
Uyma ona Abdullah!
Ve de her tür hayır da;
Koyma sona Abdullah!
Kendin ona bin ama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!