Dört cihete dön de bak!
Neler vermiş sana Hak?
Olmasan da tam elyak;
Nankör olma ey beşer!
Nankörler nar’a düşer!
İnsanoğlu yaşadıkça, gelir başa neler, neler
Dener onu gece gündüz, acı tatlı bahaneler
Madem hayat bir imtihan, yadırganmaz şu olanlar
Adapte ol sınavına, deme sakın; “daha neler”!
Ne dedim ki, ben sana;
dönüp gittin arkanı!
Baban gibi insana;
ders mi verdin erkanı?
Neydi sözüm ansana?
Verdiğinde Mevla bir dert;
Em’i yoktur sanmasın fert.
Emle birlik bir de hemdert;
Gönderir o isteyince.
Yatıp kalkma figan yas’la!
Akan sular dururken, mevzu ölüm olunca;
Nasıl lakayt kalırsın, o gelince gündeme?
Ölecekse her nefis, meçhul miat dolunca;
Her an ona hazırlan, var önümde gün deme!
Devamdadır deforme!
Yoksa bu bir zillet mi?
Nereyedir şu erme?
Millet miyiz illet mi?
Bu ne menem teali?
Niye vermiş iki göz, kadir Mevla’m de ser’e?
Elbette ki haramı, rasat için değildir.
Bakıp görsün diyeyse, arz dolusu esere;
Söyle lütfen bu ne gaf ve ne tuhaf meyildir?
Niye gayet kıymetli, bir saatlik tefekkür?
Bol olunca imalat(!)
mehdi (!) düştü pazara
Çok olunca mamulat(!)
Çarpar elbet nazara
Öyle bol ki üretim(!)
Bizimkisi en hoşu(!)
Alman elden na-hoşu!
Geliverin bi koşu;
Mehdiye gel mehdiye;
Bir alana bir hediye(!)
Ömrü varsa bir kulun, olur sonda ihtiyar
Ama asla olamaz, her yaşlanan bahtiyar
Kolay değil o makam, iman gerek din gerek
Yoksa onda o şeyler, makbul ondan bir hıyar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!