Bu ne gazap birader? Nedir seni kızdıran?
Kimdir sana bu tarzda, acip şeyler yazdıran?
Yadda suçlu arama, o şey senin içinde!
Yani hocan şeytandır, odur seni azdıran!
Bu ne kibir arkadaş? Senden büyük Allah var!
Dünyevi muhabbetler, garip, tuhaf bir şeydir
Bekadan bi-habere; fani cihan her şeydir
Bambaşkadır ey dostlar, bu fakirin sevdası
Faniye gönül vermek, benim için zor şeydir!
İstediği çok mu ki; ettin kat-ı alaka?
Onca hakkı var iken, nasıl küstün sen Hakka?
Böyle tavır almakla, yanlış yaptın be kardeş;
Ona küsüp, darılan, düşer billâh helak’e!
Kına yakar sevinçten, kör şeytana ram ozan!
Zira bugün yolcudur; rahmet ayı Ramazan.
Kasalarken sevabı, onu seven Mü’minler;
Yine etti çok zarar, hiç etmedi kar azan!
Yazdık her dem biz mertçe;
Hiç yazmadık na-mertçe!
Kullanmadık kem kelam;
Yazsak bile az sertçe!
İlkbaharda ve güzün;
Arz üstüne çık gezin!
Et Sanii tefekkür;
Tecessüse yok izin!
Arzun ise temaşa;
Markaya bak markaya!
Baş yerine bir kaya(!)
Ecel gezer ensede;
Dönüp bakmaz arkaya!
Huzur diyen beşere, elzem formül diyanet!
Zira Hakka sığınan, görür ondan sıyanet!
Mutluluksa isteğin, dünya, ukba arkadaş;
Emr-i Rabbe muti ol, sakın etme hıyanet!
Hem zalimdir hem cahil, gerçekten de şu beşer!
Hiç durmadan bu arzda, yapar zulüm, işler şer!
Yetsin atık garazlar, sona ersin kin ve kan;
Bundan sonra sizlere, güzel bir tövbe düşer!
Hele eğleş az biraz, ne bu telaş, acele?
Anlamadım ne derdin, lütfen onu hecele!
Dünyalıksa emelin; bil ki değmez şu hırsa;
Dön sonsuza yönünü, tuş olmadan ecele!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!