Münafıklık kol geziyor vatanda;
Lanet olsun cümlesine bunların!
Kim ararsa felahını şeytanda;
Lanet olsun küllüsüne onların!
Bekliyorken ahirette o cennet;
Bilmiyorum geriye şu ömrümden ne kalan;
Kalsa bile bin sene, lika ister bu canım.
Dar geliyor ruhuma, dünya denen şu alan;
Yaklaştıkça o vuslat, artar her an heyecanım.
Onca zaman yaşadım, anlamadım ben bir şey;
Hani sen de mü’min’din?
De nerende iman din?
Amel yoksa ey mü’min;
Meyletmeden eylem’e;
Lütfen yalan söyleme!
Yıllar yılı uğraştım, tutamadım tam seni!
Biliyorsun her defa, hüsran oldu o sonuç.
Ne olursun boğmadan, yeis ile gam beni;
Hiç olmazsa bir defa, yakala ve tut oruç!
Niyetimde şüphem yok, ama ardı gelmiyor!
Ey hayata tapan zat!
Şu yaşamın bir fırsat
Kim diyorsa yanlış der;
Limon misal sıkıp at.
Emanetken o sana;
Ömrü varsa bir kulun, olur sonda ihtiyar
Ama asla olamaz, her yaşlanan bahtiyar
Kolay değil o makam, iman gerek din gerek
Yoksa onda o şeyler, makbul ondan bir hıyar
Senin gibi rab var iken âlemde;
Niye kalsın şu gönül’üm elemde?
Kulluğuna yönelsem de son demde;
Umuyorum mağfiretin bol olur!
Malum sana, çok birikti kusurum!
Fani diye bir şeyi, mümkün değil sevmemek!
Madem içte duygu var, mecbur elbet muhabbet.
Benim gayem bir şeyi, kıymetince sev demek!
Mahbup baki değilse; ona göre kıl kamet!
Her çalana açılmaz, kalp denilen o hane!
Ömrünü edip israf;
Kıyma gözüm kendine!
Harama edip masraf;
Kıyma kuzum kendine!
Vücut sana emanet
Malik’imin gazabından;
Korkuyorum, korkuyorum!
Can yakıcı azabından;
Korkuyorum, korkuyorum!
Yok ki yeter itaat’im;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!