Talip olup her harama;
İş getirdin başa gönül!
Tüm haramlar har’dır ama
Sen takmadın hâşâ gönül!
Haltlar yedin her zeminde!
Sanıp ömrü ebedi;
Yakma lütfen kendini!
Deme kimse demedi!
Yakma lütfen kendini!
Şu hususta kanan çok
Yaktı seni cahil nefsim, aşk-ı dünya denen sevda
Uyardım da dinlemedin, ısrar ettin yanlış savda
Senden önce niceleri, düşmüş iken o tuzağa;
Gafilleri ettin taklit, yaya kaldın sen sınavda.
Dert etmedin imtihanı, hemdem oldun bağla dağla!
Sefa için gelmedin bu âleme ey nefis!
Ya kulluk et Rahmana, ya da ondan çıkıp git!
Seni nasıl kandırır, bir kör şeytan ve kör his?
Ya kulluk et Allah’a, ya mülkünden çekip git!
Hiç olur mu bedava, rüya gibi şu yaşam?
Varsa hissen edepten;
Ya hakkı de ya da sus!
Bilgin varsa adaptan;
Hak bilmezsen ol suspus!
Kırk boğumken o boğaz;
Yakışmıyor o kaleme şu yalan
Yalan yazan şaircikler utansın
Melun iken kaziplerden huy alan;
Yalan yazan şaircikler utansın!
Onca gerçek mahzun melül beklerken
Tebliğ farzdır velâkin;
Bu işte cebir olmaz!
Duyurulur sakin, sakin;
Anlatan Cabir olmaz!
Teklif farzdır muhtaca
Israr etme de zanda;
Dön o yoldan tez anda!
Sorun yoksa izanda?
Tek felahın imanda!
İnkar kalbin marazı!
Söz vermiştik Elestü de; affet Rabbim tutamadık
Ne yazık ki kulluk için, kâfi adım atamadık
Zannımızdan çetin çıktı, şu dünyanın imtihanı
Mağlup olduk nefsimize, kar’a karlar katamadık.
Kâh mal dedik kâh mülk dedik, düştük fani kam peş’ine
Senin gibi bir Hakka;
Edilir mi hiç küfür?
Her lütfuna mutlaka;
Edilmeli bin şükür.
Öyle çok ki ihsanın;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!