Sabah akşam yazarsan, kalem elde durmadan
Beğenmezsin elbette, kendin bile sonucu
Kâh esip kâh tozarsan, mihenk kıstas sormadan
Varıp har’a dayanır, şu gayretin son ucu.
Gayen şiir yazmaksa, önce belle şu dini
Güya adın mü’min de;
Düşmez dilden hiç gaflar?
Yokken bunlar hak dinde;
Var zanneder etraflar.
Sözde ismin Müslüman;
Senin gibi bir Hakka;
Edilir mi hiç küfür?
Her lütfuna mutlaka;
Edilmeli bin şükür.
Öyle çok ki ihsanın;
Söz vermiştik Elestü de; affet Rabbim tutamadık
Ne yazık ki kulluk için, kâfi adım atamadık
Zannımızdan çetin çıktı, şu dünyanın imtihanı
Mağlup olduk nefsimize, kar’a karlar katamadık.
Kâh mal dedik kâh mülk dedik, düştük fani kam peş’ine
İfsat eder çok kalbi, nisaların sesleri
Bozulmaktan korkarsan, haram savt’a et dikkat!
Ve bilhassa ses hoşsa, tahrik eder hisleri
Kulak verme her sese, böyle madem hakikat!
Kimilerin zaafı, paraya ve puladır
Bu ne gaflet ey nefsim, son durakken öteler?
Varsa serde şuurun, düşün biraz sen bunu!
Böyle mühim bir işi, bir kul nasıl öteler?
Seni bilmem de lakin ötelemem ben onu!
Bir saniye durmazken, baki yurda sevkiyat;
Sövgü değil sevgi lazım bizlere
Kim sövgüyü yayar ise kaç ondan!
Nefret değil rahmet lazım bizlere
Kim nefreti över ise geç ondan!
Allah için değil ise muhabbet;
Öyle çok ki benim derdim;
Sormayın efendim sormayın!
Şu yaşımda neler gördüm;
Sormayın efendim sormayın!
Yumak, yumak çilelerim
Arzda rahat arama!
Sınavdasın sınavda!
Uy İlahi kurama!
Sınavdasın sınavda!
Bakıp ele âlem’e;
Tevhid için çokken medar;
Şirke yer yok zere kadar.
Tüm âlemi görmesen de;
Bürhan için yeter şu dar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!